Hisli geçmiş, sisli geçmiş,hiçli geçmiş...
*Sezai SARIOĞLU...
"Bütün söz vermelerin tarihçesi/ Sevgim acıyor." (Turgut Uyar)
Pek çok paylaşımımda, 12 Eylül 1980 öncesinin öznesi olan bazı arkadaşların geçmişi ve güncel siyaseti "hatıra nakline!" indirgediklerini, hatta "garantili geçmişe" demir attıklarından söz ettiğim bilinir...
Bu arkadaşlara, dilimden geldiğince; birbirimize, tarihe, halklara ve Devrim'e verdiğimiz sözleri tutamadığımızı, söylesemde nafile...
Bu karakterlerin zıddı olanlar ise, yeni bir başlangıç için geçmişi esastan ve usülden eleştirmek yerine geçmişi silip, geçmişlerine kötü davranmayı huy edinmiş durumda. Hatta bu karakterler, bir "geçmiş" ve "geçmişi" olduğuna bile inanmamıyor. Hâl böyle olunca da onlar için geçmişe iyi veya kötü davranmak gibi bir durum söz konusu değil...
On yıllar sonra bu karakterlerden birine rastlayıp, muhabbet arasında "Geçmişinle aran nasıl?" dediğimde, "Ne olur ne olmaz! Bir gören, duyan olur" tedirginliğiyle etrafa bakarak "Ne geçmişi! O da nereden çıktı?" deyince hem şaşırdım hem de üzüldüm. Belli ki, devlet dâhil karşı çıktığı her şeye yeniden kesin kayıt yaptırmıştı...
İnsan bir kez yenilgiyi mutlaklaştırıp mülk edinmeye görsün, kendisiyle birlikte sözcükleri, cümleleri ve cevapları da yeniliyordu...
Herkes sosyalist olmak ve kalmak zorunda değil ama böyleleri de akla ve hatıralara zarar...
O gün bu gün, ne rastladım, ne de rastlatıldım; göz göze ve söz söze gelmek nasip olmadı...
*Şair ve Yazar...
Bu bir editöryal haberdir.
Yorumlar