*Mustafa YALÇINER...
[email protected]

13 yıl önce Türkiye ciddi bir yolsuzluk haberiyle uyanmıştı. Önce 17 ve ardından 25 Aralık’ta peş peşe ortaya atılan iddialar ses kayıtları ve bir dizi maddi kanıtla delillendirilmekteydi. Aşırı pahalı “hediye” kol saatleri, ayakkabı kutuları içinde bol miktarda döviz, evlerde para sayma makineleri ve tanıdık ses kayıtları…

4 bakan rüşvet, irtikap velhasıl yolsuzlukla suçlanmaktaydı. Biri “Üzerime gelmeyin, bana ne dendiyse onu yaptım” mealinde konuşmuş, soruşturma açılsa kim bilir neler söyleyeceği anlaşılmıştı...

Gülen Cemaatinin AKP ile ittifaktan öte iç içe olduğu ama giderek aralarında anlaşmazlık ve çekişmenin baş gösterdiği günlerdi. Şüphesiz paylaşılamayan güç, tabii ki iktidar ve nimetleriydi. İki ortak arasında “kopuşma” ortalığa saçılan ses kasetleri ve kanıtlar ortamında başladı ya da zaten başlamıştı ve “olay” kapışmanın göstergesi oldu. Sonrasında bu kapışma darbe girişimine kadar vardı!

Kopuşma ve ortalığa saçılan ses kayıtları ve diğer kanıtların Gülen Cemaatinin marifeti olduğunun anlaşılması iktidarın işini çok kolaylaştırdı. Cemaatin “kanıt” oluşturup üretme alanındaki şöhreti olayın kapatılmasında sağlamca bir örtü işlevi gördü. Ortaya ne dökülmüşse “düzmece” oldukları açıklandı ve üstelik deliller, “delil olmadıkları için” mahkeme kararıyla yok edildi...

4 bakanın istifasıyla yetinildi ve soruşturulmalarına gerek görülmedi. İçine “kurt” girmiş olsa da AKP henüz güçlüydü. Olan biten kısa süre içinde Hoca efendilikten “FETÖ”ye tenzili rütbe ettirilecek olan Gülen ve başında olduğu cemaatin üzerine yıkılarak iddia edilen yolsuzluk araştırılıp soruşturulmadan yok sayıldı...

Şimdi fon skandalı az çok farklı koşullarda patladı...

Öncelikle artık AKP yıpranmış durumda. Ve önemlisi, 17-25 Aralık’ta “üzerine çökülenler” hazineden finanse edilecek olmakla birlikte ortalama yurttaşa yükü dolaylı olarak binmekteyken, şimdi fon vurgunundan en az yarım milyon kişi doğrudan, on milyon civarında kişiyse hisse senetlerinin değer kaybıyla yarı-doğrudan etkileniyor. Etkilenenlerin arasında kurulan tezgahtan habersiz AKP’liler de bulunuyor kuşkusuz. Dolaysız olarak birikimlerini kaybedip canı yananların çokluğu vurgun ya da skandalın görmezden gelinmesini olanaksızlaştırıyor. Öyle ki, tanık olduğumuz gibi AKP içinde oluşan tepkiler de önce şurasından burasından dışarıya sızarken giderek açıkça ve öfkeli konuşmalarla ifade ediliyor...

Kamuoyuna AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya ve istifasıyla yansıdı. Yatıracak o kadar parayı nereden bulduysa bir tanıdık fon şirketi hisselerine 163 milyon yatırmış, çöküntü başlamadan birkaç gün önce 2 milyardan fazlasıyla çekip çıkmıştı fondan. Üniversiteyi AKP yönetimindeki İBB’nin sağladığı bursla okumuştu. Ya burs alırken yalan beyanda bulunmuştu ya da onca parayı edinirken fon benzeri al verlerden elde etmişti. Saray’a çok yakındı, istifası yeterli görüldü. “Haksız kazanç”ını geri ödediği ileri sürüldü. Faizi kendine kaldı dendi, yok onu da ödedi dendi; ancak ödeyip ödemediği bile belli olmadı ve ortada kaldı...

Tutuklama yapılmadan ilerlenmeye çalışıldı, ama olmadı. Vurguncuların geri ödeme yapıp kurtulmaları için açılan “tövbe hesabı”, hem doğru dürüst yatıran olmadığı hem yatırılan para vurgundan zarar görenlerin zararlarını karşılamaya yetmediği ve hem de vicdanları tatmin etmediği için tutuklamalardan kaçınılamadı...

Fon hesaplarını yöneten şirket sahipleriyle yöneticilerinden başlayan tutuklamalar, yatıştırmaya yetmeyince, sıra, finansal yönetim kurumları olan SPK, Türkiye Sigorta ve Borsa İstanbul’a tümünü Saray’ın atadığı yöneticilere gelmeden edemedi...

Nisan'da görev süresi dolan eski SPK başkanı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu Başkanlığına atanmıştı, oradan da alındı. Yeni SPK başkanıysa tutuklandı...

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik genel müdürü istifasından bir hafta sonra tutuklandı...

En son “Suç örgütüne üye olma” ve “rüşvet” suçlamasıyla Borsa İstanbul genel müdürü gözaltına alındı. Ancak ilginç olan şu ki yerine yardımcısı atandı...

Belirli aynı kadro birkaç fireyle yer değiştirip tüm finans yönetimini doldurmayı sürdürürken, isteniyor ki sorunun çözüleceğine inanılsın!

KAYNAK : Günlük Evrensel Gazetesi'nden alınmıştır...
*Gazeteci Yazar...