Hüsniye KILLI Alevi inancını sorguladı...

Fotoğraf : İndependet Türkçe...

Bir toplumun asimilasyonu yalnızca dilini, kültürünü veya inancını kaybetmesi değildir. Bence asimilasyonun en tehlikeli biçimi, insanın kendi düşünce dünyasını kaybetmesi ve bunun farkına bile varmamasıdır.Bugün Aleviliğin yaşadığı en büyük sorunlardan biri de budur...

Aleviliği cem törenlerine, semaha, deyişlere ve bazı inanç ritüellerine indirgediğimizde, onun özündeki felsefeyi gözden kaçırıyoruz. Oysa Alevilik yalnızca bir inanç değil; insanı, doğayı ve toplumu anlamaya çalışan, eşitliği, adaleti, paylaşmayı ve dayanışmayı esas alan bir yaşam felsefesidir...

Esat Korkmaz'ın Aleviliğin Geleceği adlı çalışmasında dikkat çektiği gibi, Aleviliğin felsefi özünden uzaklaşarak giderek inanç merkezli bir yapıya dönüşmesi, kimlik bunalımının önemli nedenlerinden biridir...

Bana göre burada üzerinde düşünmemiz gereken çok önemli bir çelişki var. Bir yandan eşitlikten, kardeşlikten, paylaşmaktan ve dayanışmadan söz ediyoruz; diğer yandan günlük yaşamımızda bireysel çıkarları, rekabeti ve kişisel hesapları öne çıkarabiliyoruz. Geçmişin kolektif değerlerini savunurken bugünün bireysel çıkarlarından vazgeçemiyoruz...

Üstelik Aleviliği yaşatmayı çoğu zaman gelenekleri ve ritüelleri sürdürmekten ibaret görüyoruz. Oysa bir düşüncenin felsefesi unutulursa, geriye yalnızca biçimi kalır...

Asimilasyon sadece dışarıdan dayatılmaz. Bazen kendi değerlerimizi sorgulamayı bıraktığımızda, bazen de onların içini boşaltarak yaşattığımızı sandığımızda kendi ellerimizle gerçekleşir...

Benim için asıl mesele şu: Çocuklarımıza yalnızca Alevi olduklarını mı öğreteceğiz, yoksa neden eşitlikten, adaletten, insan sevgisinden ve özgür düşünceden yana olmaları gerektiğini de anlatacak mıyız?

Aleviliği yaşatmak, geçmişin ritüellerini tekrarlamak değildir. Onun özündeki düşünceyi bugünün dünyasında yeniden üretebilmektir...

Çünkü bir toplumun en büyük kaybı, kimliğini kaybetmesi değil; kimliğinin arkasındaki düşünceyi kaybetmesidir...

Peki, biz bugün Aleviliğin özünü mü yaşatıyoruz, yoksa yalnızca geçmişten kalan biçimlerini mi koruyoruz?

04-11-2026
Hüsniye KILLI...