*SEZAİ SARIOĞLU yazdı...

Bazı insanlar hep bekler; geleceği bekler, geçmişi ve şimdiyi bekler ama bekler...

Azı bekler çoğu bekler, âhı bekler aşkı bekler. Uzakları bekler, yakınları bekler ama bekler. Nasip bekler, nasihat bekler… En çok da kendini bekler…

Bazı insanlar gider, hep gider. Geçmişe gider, geleceğe gider ama gider. Uzaklara gider yakınlara gider ama gider. Dışından sıkılır içine gider, vakitli vakitsiz dışına gider ama gider. İçinden dışına, dışından içine gider ama hep gider...

Bazı insanlar hep çağırır. Seslenerek çağırır, susarak çağırır ama çağırır. Uzakları çağırır, yakınları çağırır ama çağırır. En çok da kendini çağırır. Kendisiyle randevuya kendisi bazen gelir bazen gelmez...

Bazı insanlar hep kalır. Kalbinde kalır, kalbini terk edip aklında, aklını terk edince kalbinde kalır ama kalır. Ayakları geçmişte, kalbi şimdide, gözleri uzakta kalır ama kalır...

Bazı insanlar hep koşar ama koşar. Geçmişten geleceğe, gelecekten geçmişe koşar ama koşar. Tarihe koşar, coğrafyaya koşar ama koşar. İçine koşar, dışına koşar ama koşar. İçinden dışına, dışından içine heves nefes koşar ama koşar...

Bazı insanlar tanışır ama hep tanışır. Her seferinde tanıştığı her şeyle yeniden tanışır. Ötekiyle tanışır, renklerle, kavramlarla, metaforlarla, dillerle, uzaklarla tanışır ama tanışır. En çok da kendisiyle tanışır. Her gün, eski kendinden yeni kendine tanışarak her seferinde kendisiyle yeniden tanışır...

Ana rahminden dünyanın rahmine, dünyanın rahminden toprağın rahmine yapılan ömür denen mecra ve macerada bazen şiirler, bazen masallar, bazen kavramlar, bazen imgeler, bazen renkler, bazen felsefe, bazen siyaset insana eşlik eder...

Bekleyerek geldim, giderek geldim, çağırarak geldim, kalarak geldim, koşarak geldim ama geldim...

Şiir, aşk ve Devrim bir arkadaşlık teklifidir, diyerek geldim. Mânâ Gönüllü bir aşkıya olarak sizleri bulmuşken arkadaşlık teklif etmeye geldim...

(SÖZai)...

*Şair ve Yazar...