Amatör Koroların Gerçek Ruhu...

Amatör Koroların Gerçek Ruhu...

*Vehbi TEZCAN...

Fotoğraf : Vehbi TEZCAN…

Yeni sanat sezonunun başladığı şu günlerde, sosyal medya alanları birbiri ardına yayınlanan koro kayıt duyuruları, davetler ve sezon açılış müjdeleriyle dolup taşıyor. Her bir duyuru, müziğimize gönül vermiş sanatseverler için yeni bir heyecan, yeni bir birlikte söyleme kapısı anlamı taşıyor...

Ancak bu renkli görünümde asıl üzerinde durmamız ve derinlemesine düşünmemiz gereken konu, amatör Türk müziği korolarının kültür hayatımızdaki yaşamsal varlığı ve bu ocakların kimlerin elinde biçimlendiğidir...

Türk Müziği yüzyıllar boyunca sözden söze, kulaktan kulağa, en önemlisi de gönülden gönüle aktarılan bir birlikte öğrenme ve söyleme kültürüyle günümüze ulaşmıştır. Bu halkanın günümüzdeki en güçlü temsilcileri şüphesiz amatör korolardır...

Ancak bir koronun sadece birlikte şarkı söylenen, öğretilen bir kurs yeri değil, bir ruh ve estetik okulu olduğunu unutmamak gerekir. Türk müziğine ömrünü adamış, bu uğurda karşılık beklemeden her türlü özveriyi göze almış, emek vermiş koro şefleri bu yapıların ana direğidir...

Onlar sadece makamları ve usulleri öğretmez; müzik ahlakını, inceliğini ve o köklü geleneğin saygısını da kürsüsünden söyleşilere ve çalışmalara aşılarlar...

İşte tam da bu noktada, müziğin tadını varmak ve bu güzel ortamda birlikte söylemek isteyen sanatseverlerin son derece seçici olmaları gerekir. Kalite ve düzey, yalnızca seslendirilen yapıtların teknik doğruluğunda aranmamalıdır. Bir koronun niteliği; o çatının altında toplanan insanların değerinde, kurulan dostlukların içtenliğinde ve oluşturulan o nezih birlikte söyleme ortamında gizlidir...

Doğru şefin yönetimindeki bir koro, insanı günlük yaşamın karmaşasından alıp geçmiş ile gelecek arasında zarif bir yolculuğa çıkarır.
Ne yazık ki her alanda olduğu gibi, müzik dünyasında da Türk müziğinin inceliklerinden habersiz, hiçbir estetik derinliği bulunmayan ve amatör koroları kendi sığ anlayışlarına göre biçimlendirmeye çalışan çok bilmiş kişiler ortaya çıkabilmektedir. İşi ticarete dönüştüren, koro düzenini bozan veya müziği sıradan bir eğlence aracı gibi gören bu tür anlayışları önemsememek, kültürümüzün onurunu korumak adına çok gereklidir...

Müziğimiz, yetersiz ve ukala ellerde biçimsizleştirilecek kadar ucuz bir değer değildir.
Amatör olarak müziğe gönül veren her bir yurttaşımıza önerimiz; Türk müziğinin o eşsiz tadını doya doya yaşayacakları, sanatı ve edebiyatı içtenlikle paylaşacakları doğru ocakları bulmalarıdır...

Şefin birikimine, koro ortamının inceliğine ve birlikte aynı havayı solumanın getirdiği o tada odaklanmak gerekir. Doğru bir çatı altında atılan her adım, hem ruhumuzu iyileştirecek hem de köklü Türk müziğinin geleceğe lekesiz bir biçimde aktarılmasına aracılık edecektir...

Aynı ezgilerde buluşmak ve o eşsiz seslerde çoğalmak dileğiyle...

*Samsun Türk Sanat Müziği Korosu Şefi ve yazar...

* Bu bir editöryal haberdir.

Önceki Haber Okura teslim olmadan çok okunmak mümkün mü?
Benzer Haberler

DEDEM...

ÂH LEKESİ...

DÖVMENİN ÖLÜMÜ...