Ah bir de konuşsa!

Ah bir de konuşsa!

*VELİ BAYRAK YAZDI...
[email protected]

Okul yıllarımda anlatırlardı da inanmazdım.Daha doğrusu bir türlü anlam veremez, kendi kendime 'bu kadar da olmaz' derdim. İşin doğrusu, günün birinde aklıma gelip, daha doğrusu biriyle özdeşleştirip yazacağımı da sanmıyordum. Paylaşayım, siz de okuyun...

Meclis'te yıllarca tek bir kelime etmeden oturan bir milletvekili varmış. Ne kürsüye çıkar ne tartışmalara katılır ne de mecbur kalmadıkça tarafını belli etmezmiş. Çayını alır, sigarasını yakar, bir köşeye çekilir ve saatlerce susarmış. Fakat olacak bu ya onun sustuğu yerde başkaları konuşmaya başlamış. Önce meslektaşları, sonra gazeteciler, en sonunda da seçmenleri onun sessizliğine türlü türlü anlamlar yüklemiş.

"Çok bilgili adam. Çookk! O yüzden konuşmuyor. Ah, bir de konuşsa!”

Bir dönem böyle geçip gitmiş ve hiç konuşmayan vekil bir sonraki seçimde aday gösterildiği bölgede en yüksek oyu alarak yeniden meclise girmiş. Taktik aynı! Gelir, çayını alır, sigarasını yakar koltuğuna geçer ve o gizemli suskunluğuyla birlikte saatlerce bekler. Oturumlarda ise bazen kafasını oynatır, bazen kaşını ama sadece susar. Seçmen de bu durumu, “Adam çok bilgili. Konuşmuyor ama boşuna konuşmadığı belli. Ah, bir de konuşsa!!” diye değerlendirirmiş...

İkinci dönemin sonlarına doğru birileri gelip vekile, “Aman vekilim bu böyle olmaz. Artık konuşmanın zamanı geldi. Tamam iyisin hoşsun, çok da bilgilisin ama artık konuşmalısın.” demeye başlamış. Bir değil iki değil daha birçok kişiden bu tür eleştiriler gelince kendince biraz düşünmüş.

Artık seçimlere çok az bir süre kala son oturumlardan birinde her zaman olduğu gibi yavaş yavaş içeri girerek koltuğuna oturmuş. Çok geçmemiş hararetli konuşmalar, bağırışmalar çağırışmalar başlamış. Bu arada bizimkinin sağ omzuna hafiften bir yel vurmuş. Eliyle ovmuş bu yeli. Ama geçecek gibi değil. Hatta biraz da ağrı vermeye başlayınca artık yanlışlıkla mı bilerek mi bizimki sağ elini kaldırıp Meclis Başkanının gözüne sokarcasına uzatmış...

Ama ne uzatma. Herkes pür dikkat vekile bakmış. Meclis Başkanı heyecanlanmış diğer vekiller kavgayı gürültüyü bir kenara bırakmış. Gazeteciler bu ölümsüz anı fotoğraflamak için vekilin etrafını çevirmiş...

Ve nihayet Meclis Başkanı büyük bir istek ve arzuyla vekile söz vermiş. Vekil yavaş adımlarla kürsüye yaklaşmış. Bir bardak su içmiş. Sol eliyle sağ omzundaki yeli yavaş yavaş ovmuş. Ve o tarihi sözü etmiş:

“Arkadaşlar. Pencereleri kapatın, cereyan yapıyor!”

*Yazar...

* Bu bir editöryal haberdir.

Önceki Haber Almanya'da yüzbinlerce işçi ve emekçi Friedrich Merz hükümetini protesto etti...
Benzer Haberler