*VELİ BAYRAK...
[email protected]

Şu sosyal medya acayip bir yer! Daha doğrusu tam da memleket gibi bir yer! Her şey var! Geçtiğimiz günlerde birçok ortak arkadaşımız bulunan biri, ismi benimle aynı olan babası için “acil kan” arandığını belirten bir şey paylaşıp babası yerine benim ismimi etiketlemiş. Aldık mı başımıza belayı!

İşin kötüsü ben de birkaç gündür rahatsızlığımdan söz edip duruyordum. Hal böyle olunca, paylaşımı görenler "Demek durum ciddiymiş." deyip düşmesinler mi telaşa. Ben de sürekli sosyal medyada olmadığım için olup biteni çok sonra fark ettim. Eder etmez durumu düzeltmeye çalıştım ama meğer sosyal medyada yanlış bilgi, doğrusu geldikten sonra bile yaşamaya devam ediyormuş. Telefonlar, mesajlar, yorumlar bir türlü susmadı. Öyle ki hangisine cevap vereceğimi şaşırdım...

İlk önce numaramı nasıl bulduysa Almanya'dan biri aradı. Adam, “Hocam kan gruplarımız uyuşmuyor ama nayn problem! Kaç litre lazımsa onu söyleyin yeter. Ben sana benim kandan göndereyim sende artık Türkiye’de biriyle değiş tokuş yaparsın.” dedi. Sağ olsun, "Hocam, bozulmasın diye içine iki üç kalıp buz da koyarım." diye eklemeyi de unutmadı...

Telefonu kapattım bir başkası daha aradı. O da “Hocam, bizim kan grubu tutuyor ama şu an içinde rakı dolaşıyor. Hastane kabul etmez. Sen dert etme. Sabaha bir şey kalmaz. Kendi imkânlarımla bir kavanoz doldurup sabah ilk otobüsle yollarım." diyordu...

Bir başkası kendi kanının benimkine uymadığını ama eski karısının benimkiyle aynı olduğunu söyledi. Yalnız karısından boşandıklarını, istersem telefonunu verebileceğini ama ne olursa olsun kendisinden bahsetmememi söyledi. Adam kapatmadan önce "Eski karım kan vermeyi çok sever ama benim adımı duyarsa bırak kan vermeyi, günahını bile vermez." demeyi de ihmal etmedi...

Bir başkası durumuma çok üzüldüğünü, kan vermekten çok korktuğunu ama rahatlıkla  böbreğini verebileceğini söyledi. Mazeret olarak da "Kan verirken iğne batırıyorlar hocam ama böbreği nasıl alıyorlar onu bilmiyorum bu yüzden veririm." dedi...

Bir başkası mesaj attı, "Hocam benim kanım uymuyor ama söz konusu paylaşımı birçok grupta paylaştım. İçlerinden biri kan verirse sevabı bana yazar mı?" diye soruyordu. Aynı kişi kapatmadan önce, “Hocam adınıza yüz İhlâs okuyacağım” demeyi de ihmal etmedi...

Sonra siyasetçi olduğunu tahmin ettiğim biri aradı. Önce geçmiş olsun dedi, sonra "Kan veririz ama basın önünde olursa iyi olur!" dedi. Aradan on dakika geçti, başka partiden biri arayıp “Hocam kanı bağımsız mı vereceğiz yoksa ittifak içinde mi?” diye sordu. Bir başkası, “Hocam, seçimlere kadar beklerseniz bizim partiden yüz litre kan hazır!” dedi. Aynı adam, “Hocam yabancı kan almayın. Yerli ve milli kandan vazgeçmeyin.” diye uyarmayı da ihmal etmedi...

Bir emekli “Size kan vermeyi çok isterim ama düşük maaşlardan dolayı kanımız kurudu. Olsa can gurban.” diye yazdı. Bizim yazarlar, WhatsApp grubundan, “Kıymetli hocamıza kan vermek için yarın akşam saat 18.00 de İstanbul Adalarda bir basın açıklaması yapacağız.” diye yazdı. Bir başkası, "Hocam fon mağduruyum, donumuza kadar soyulduk verecek kan mı kaldı?" diye sitem ediyordu...

İşin ilginç yanı, tam işleri yoluna koyduğumu düşünürken ismi benimle aynı olan ama yanlışlıkla benim ismim etiketlenen adam ölmesin mi? Oğlu da o telaştan etiketli olan benim ismimi kaldırmadan, “Kan için teşekkür ederim, hastamızı kaybettik!” diye yazıp çıkmış...

O saatten sonrada insanlara ölmediğimi anlatmaya çalıştım. İlk mesajı atan kanında rakı olduğunu söyleyen kişiydi. Adam, “Hocam nereye? Daha rakı içecektik!” diye yazmıştı. Bana “Senin için İhlas Suresi" okuyacağım diyen adam yeniden mesaj atıp, “Hocam duydum ölmüşsünüz, İhlâsı yarıda kesip Rahmet okumaya başladım!” diyordu...

Biri, nereden uydurduysa cenazemin Teşvikiye Camiinden kaldırılacağınız yazmış. Bir başkası “Hocamız çiçek istemez onun yerine İban Numarası vereyim Allah ne verdiyse artık oraya para gönderin.” diye yazmıştı. Biri de cenazeme gelip iki maşrapa su dökmek istediğini belirterek, “Hocam cenazeniz nereden kalkacak?” diye bana soruyordu! Ben de ne yapayım, cevap olarak, “Size neresi uygunsa!” diye yazdım...

* Yazar...