Asi ve aksi Can Yücel'in kulaklarını çınlatarak...
Sezai SARIOĞLU yazdı…
Kendimden karşıya geçiyormuşum
dört mevsim zamanım varmış beşincisini ara ki bulasınmış...
Kendimden kendime kaçıyor
ismin beş haliyle avunuyormuşum altıncıyı aramak yasakmış...
Rivayetlerin yalancısıymışım:
doğada yedi renk varmış
ya sekizincisi
ya dokuzuncusu
arayıp bulmak için
yola revan olmuşum...
Bir ömür hep kaçmışım
bilinmeyen renklere,
duyulmayan seslere,
sakıncalı hallere
olmayan mevsimlere
koşa coşa kaçmışım...
Peşimden
evine, okuluna, devletine dön
her şey affedildi dense de
heves nefes kaçmışım...
Olan ve olmayan zamanlarda, duran ve akan zamanlarda, geçmiş ve geçecek zamanlarda söz dinlemeyip
kaçmak suçunu işlemişim...
Aklımın sıkı tembihini tutmayıp
kitapların, uzakların ve kalbimin sesine uyup kaçmışım...
Evden sokaklara
sokaklardan devrime
eski kendimden yeni kendime kesintisiz ve sürekli kaçmışım...
Devrim çalmamış beni
gönüllü gidip
dizi dibinde ikâmet etmişim...
Vakit tamam olunca
şiire kaçmış,
kendimi dilin ve anlamların
saçakaltında bulmuşum...
Elimden ve dilimden tutan
iki sözcüğe sığdırmışlar künyemi:
Kaçakmışım
Kaçıkmışım...
(Sezai Sarıoğlu)
Fotoğraf: Nuray Aslan
Mekân: Bir zamanlar Berlin
* Bu bir editöryal haberdir.







