*İrfan ERDOĞAN...
[email protected]
AKP ve onun başındaki lideri RTE iktidarı kimseye vermek istemediği gibi memleketin başından gitmek de istemiyor. Bunu eş dost arasında defalarca söyledim yine söylüyorum. Adam boşuna yazlık kışlık saraylar yaptırmadı. Eğer gitmek isteseydi trilyonlarca dolara mal olan bu sarayları yaptırmazdı.Duyun artık...
Önce bunları yaptı, sonra anayasayı değiştirerek tek adam yönetimini inşaa etti. Sonra CHP’nin iktidara yürüdüğünü görünce ipe sapa gelmez keyfi iddialarla CHP ve belediyelerine operasyon düzenleyerek önce başkanlarını hapse attırdı.Bununla yetinmeyerek bu defa CHP genel başkanlığını hedef alarak genel başkan Özgür Özel’i görevden aldırarak yerine milletvekili dahi olmayan memlekete ve partisine hiçbir faydası olmayan, ömrü yenilgilerle geçmiş Kemal Kılıçdaroğlu'nu tepkilere rağmen CHP’nin başına genel başkan atayarak önce CHP’yi böldü...
Ardından tekrar aday olarak memleketin başında kalmaya devam etme isteği ortaya çıkınca bu defa adaylığı anayasa mahkemesine takıldı. Durum öyle olunca bu defa yeni operasyonlarına devam ederek parayla veya şantajla CHP'den AKP’ye katabildiklerini kattı katamadıklarını da yine içeri attırdı ve attırmaya da devam ediyor. Kelle sayısını böyle arttırdı...
Ancak yılların sorunu olarak hâlâ çözüm bekleyen Kürt sorunu da istediği gibi hareket etmesinin önünü ciddi anlamda kesiyor. Bu defa Kürt sorununu çözeriz ayaklarıyla DEM partiye zarf atarak "siz yeniden Cumhurbaşkanı adayı olmam için anayasayı değiştşrmek için destek verin yeterli çoğunluğu sağlayalım, gerisi çantada keklik " misali bir taktik izliyor. (Kürt sorununu çözeceğinden değil) maksat gemisi yürüsün. Ama RTE'nin bütün bunları diktatörlüğünü sağlamlaştırmak için yaptığını dost da düşman da fazla sürmez görecek, göreceğiz...
Dikkat; RTE ve yardımcısı Devlet Bahçeli yarın İsrail ile gerilimi arttırarak "ülke savaş ile karşı karşıya şimdi Kürt sorununu çözme zamanı mı?"diyerek herşeyi rafa kaldırıp Kürt sorununu da güme götürerek üzerine oturabilirler!
Yukarda dedik.RTE İktidarını pekiştirmenin yolunda emin adımlarla yürümesi için önünde engel olarak neyi görüyorsa temizlemekte kararlı. Bunu herkes görsün ve görmek zorunda. Sanatçılardan tutun da yazarına çizerine kadar tüm muhalif güçlere aynı yöntemi uyguladı ve uygulamaya devam ediyor...
Bu sıralar kendisine biat etmeyen tarikatlara operasyonlar düzenliyor. Resmen tehdit ediyor.Bunlar bir yana,şimdi bana göre sırada devrimci ve sosyalist basın ve yayın organları var. Gerçi bunlar her zaman muhalifti ya ancak siyasi iktidara göre esas çıbanbaşı bunlar. Bunlara da yönelirse ne olacağını bildiği için yine de iyi bir plan ve proje hazırlayarak ondan sonra yönelmekten geri adım atmayacak!
Tahminlerime göre önümüzdeki günlerde devrimci ve sosyalist basına operasyonlar düzenleyecek. Çünkü fazla zamanları da kalmadı. Ya söz konusu basın ve kesimlere yönelecek ya da cumhurbaşkanlığına yeniden aday olması zora girecek. Belki diyeceksiniz ki, devrimci basına ve kesimlere zaten her şart altında yöneliyordu. Doğru her zaman her şart altında yöneliyorlar, ancak bu yönelme farklı olacak bana göre...
Yani,anlayacağınız.12 Eylül günlerini bir kez daha mumla arayacağız. Bir kez daha söylüyorum. RTE diktatörlüğe giden yolda bunu kesinlikle hayata geçirmek zorunda,geçirecek de.Yoksa istediği gibi hareket edemeyecek. Ya bu baskı rejimini hayata geçirip bir çeyrek asır daha ailece iktidarını sağlamlaştıracak ya da fazla sürmez tacıyla, tahtıyla saraylarıyla tarihe karışıp çıkacak bir kıyametin sonucu tepe takla gidecek...
Ama her zaman bir bildiğimiz var. Karanlığa teslim olmayacağız...
*İşçi yazar…
* Bu bir editöryal haberdir.








