İrfan ERDOĞAN...
[email protected]
Yazılacak o kadar çok konu ve olay var ki, hangisini yazacağımı ya da hangisinden bahsedip başlayacağımı hangisine yetişeceğimi inanın şaşırıp kalıyorum çoğu zaman...
Hadi gündemin yakıcı olayı ve özellikle gençlerin çok ilgilendiği 2026 dünya kupası olduğu için biraz ondan bahsedeyim, bildiğim ve anladığım kadarıyla. Futbol uzmanı değilim ama düşüncemi hadi söylüyeyim. Bizi,doğduğumuz topraklar olan Türkiye toprakları daha fazla ilgilendirdiği için isterseniz Türkiye milli takımı ve Türkiye futbolu ile başlayayım...
Hepimizin bildiği gibi Türkiye 24 yıllık bir aradan sonra bu dünya kupasına yani 2026 dünya kupasına katılmaya hak kazandı ancak erken veda edip evine döndü. Kimse bu duruma razı değildi ama oldu işte. Top bu ne yaparsın...
Neticede Milli takım memlekete döndü ama hakkında söylenmedik ağza alınmadık laf bırakılmadı. Ortalık adeta toz duman oldu...
Bi defa şunu düşünmüyoruz, bir yarışmada kaybetmek de var kazanmak da. Bunu niye bilmiyoruz? Çünkü yetişme tarzımız ve aldığımız kültür ile doğrudan bağlantılıdır da ondan.Kimse kusura bakmasın ama bu kafayla sitti sene de geçse başarılı olamayız ve başarıyı da yakalayamayız. Sevinmek nedir, üzülmek nedir nasıl yapılır bunu bilmiyoruz ya...
Yaşadığımız avrupada herhangi bir konuda veya olayda yenilgi de yaşansa başarı da yakalansa kimse yenildiğini ve başarı elde edildiğini bilmediği gibi haberi bile olmuyor. Çünkü Avrupa'lı bir işin ucunda yenilgi ve başarı da olacağını başından bilip,kabulleniyor. Zaten yetişme tarzında da bu var. Ailesinden bunu öğrenmiş. Onların başarısı ordan geliyor işte...
Yaptığımız tüm rezillikleri biz yapmamışız gibi başkasına hayran kalmayı ve onları öve öve göklere çıkarmayı da elden bırakmayız. Örnekleri çoğaltmak mümkün ancak gereği yok. Sonuç olarak şunu diyeyim. Güzel işler yapmak, güzel insanlar olmanın yolu eğitimden, okumaktan geçer,bunu kafamıza koyup hayata geçirmediğimiz sürece bu şekilde sürünmeye ve dünya aleme rezil olmaya devam ederiz...
* Bu bir editöryal haberdir.








