Köyümüzü ve Beldemizi Geri İstiyoruz !

Köyümüzü ve Beldemizi Geri İstiyoruz !

*Vehbi TEZCAN yazdı...

[email protected] 

Büyükşehir Yasası çıktığından beri memleketin dört bir yanında aynı dert konuşuluyor: “Bizim köyümüz, bizim beldemiz ne oldu?” Masada alınan kararlarla koca koca köyler, yılların beldeleri bir gecede mahalle yapıldı...

Kağıt üzerinde adı değişti ama sahadaki dertler bitmedi, aksine daha da büyüdü.
Eskiden köyün merası, tarlası, otlağı, fırını, hatta camisinin altındaki dükkanı köylünündü. Köylü kendi malına kendi sahip çıkar, bir ihtiyaç olduğunda ihtiyar heyetiyle oturup kararını verirdi...

Beldelerde belediye başkanı, iş makinesi, zabıtası hazır durur; patlayan boruya, kapanan yola anında müdahale edilirdi. Şimdi ise küçücük bir su arızası ya da yol tamiratı için kilometrelerce uzaktaki ilçe belediyesinin kapısını gözlemek gerekiyor. Hizmet ayağa geleceğine, vatandaş hizmetin peşinden koşar hale geldi...

Muhtarlıkların hali ise ayrı bir yara. Eskiden köyün ve mahallenin babası, her derdin ilk çalınan kapısı olan muhtarlarımız, şimdilerde adeta PTT’nin evrak memuru yapıldı. Mahalleliyi bulamayan postacı icra kağıdını, cezayı, mahkeme ihbarnamesini muhtarın masasına bırakıp gidiyor...

Muhtarlarımız vatandaşına hizmet etmek, köyün derdiyle dertlenmek yerine akşama kadar deste deste ihbarname ayıklamakla uğraşıyor. Nikah kıyma yetkisi elinden alınan, yetkisi ve bütçesi budanan ama sorumluluğu aynen devam eden bir muhtarlık yapısı ne köylüye hayır getiriyor ne de devlete...

Çözüm çok uzaklarda değil. Muhtarlık kapatılsın mı kapatılmasın mı tartışmalarını bir kenara bırakıp asıl meseleye odaklanmak gerekiyor. Büyükşehir Yasası yeniden ele alınmalı; köylere geçmişten gelen tüzel kişilikleri ve kendi malları geri verilmelidir...

İhtiyaç duyan beldelerimizde belediyeler tekrar kurulmalı, hizmet yine yerinden, vatandaşın dibinden sunulmalıdır. Köylü kendi toprağına, kendi merasına yeniden sahip çıktığında, üretimin de neşesi de geri gelecektir. Memleketin efendisi olan köylüyü kendi evinde kiracı gibi yaşatmaktan vazgeçip toprağın hakkını toprağı işleyene teslim etme zamanı çoktan gelmiştir...

*Türk Sanat Müziği Koro Yönetmeni ve Yazar...

* Bu bir editöryal haberdir.

Önceki Haber Mustafa Suphi, doğu halkları kurultayı ve anti-emperyalizm...
Benzer Haberler