*Sezai SARIOĞLU yazdı...
"İnsan ne çok şeye benziyor çoğu zaman arkadaşa/ Arkadaş ne çok şeye benziyor, çoğu zaman düşlere/ Arkadaş ne çok şeye benziyor kapıları vakitsiz çalan ölüme."
Üstü-başı şiir idi...
Divan, halk şiiri, Garip, İkinci Yeni ve Toplumcu şiiri derinden bilir idi...
Gitti...
Ona "Şiir Leylâ olmuş, sen ardından koşarsın" der idim. Dilini kalbine koyup "Belki de Leylâlar şiir olmuş, ben ardından koşar idim" der idi...
68 kuşağının mütevazi öznelerinden biri idi. O günlere dair ne çok şeyi hatıra etmiş idi.
Gitti...
Ondan evvel giden kıymetlimiz Ural (Ataşer) abi ile 68'in düş ikizi idi...
İsmi her daim Ural ile aynı hizada yazılmış idi.
Gitti...
İmkanlı muhabbetlerimizin vazgeçilmezi, kritik anlarda okuduğu şiirler, kurduğu cümleler ile muhabbet ehlini birbirine teyeller idi...
Gitti...
Fazla kitap çıksın diye, parkasının cebini büyük yaptıran, "Okurnazar" değil "okuryaşar" idi.
Gitti...
Sözcükleri kadar şık idi. Şık sevdi bir aşkıya idi... Fularları ve bileklerine taktığı aksesuarlar âlâmetifarikaları idi...
Gitti...
Vicdanlarımıza kadar geri çekildiğimiz, birbirimizden, sokaklardan ve kitaplardan zarar ettiğimiz şu nafile zamanlarda; kucakladığımda Ömürilik'lerine kadar içini hissettiklerimden biri idi.
Gitti...
Dışlarından oluşanların çoğunluk olduğu memlekette, içi olan içli aşkiyalardan idi.
Gitti...
Her aramamda, şiirler okuyarak, "Keşke daha sık gelsen de daha uzun görüşsek de şiirler-şarkılar eşliğinde rakışıklı olsak" der idi. Keşkelerimiz bile şiir idi...
Gitti...
Toprağı şiir...
Toprağı arkadaş...
Gayrı toprak övünsün...
*Şair ve Yazar...
* Bu bir editöryal haberdir.








