KENDİME MEKTUP...

KENDİME MEKTUP...

Doç. Dr. Şafak NAKAJİMA...

Şafak,

Bakıyorum da, hayatın boyunca başkalarına söylediğin bazı şeyler şimdi çok daha kişisel bir anlam kazanıyor...

Kendine itiraf etmekte en çok zorlandığın şey, aslında hiç yabancısı olmadığın bir gerçek...

Farkında olmadan inkâr ettiğin şey ölüm değil... Ölüm konusunda zaten oldukça açıksın...

Daha ince bir şeyi inkâr ediyorsun gibime geliyor...

Artık bütün ihtimalleri açık tutabileceğin bir yaşam evresinde değilsin...

Belki de yaş ilerledikçe kabul edilmesi en zor gerçeklerden biri budur...

Gençken önünde uzanan zamanı neredeyse sınırsızmış gibi algılıyordun. Başka bir şehirde yaşayabilirdin. Ya da başka bir ülkede... Başka bir mesleğe yönelebilirdin. Yeni bir hayata başlayabilirdin. Bir gün daha çok seyahat edebilirdin. Daha çok okuyacak zamanın, yazacağın sayısız konu vardı. Sevdiklerinle daha fazla zaman geçirebilirdin...

Henüz yapmadıkların için rahatlatıcı bir sözcük hep yanı başında dururdu:

“Sonra.”

Fakat hayatın bir yerinde “sonra” kelimesinin eskisi kadar güvenilir olmadığını fark ettin...

Sevdiğin pek çok insanın artık bu dünyada olmadığını, onlardan geriye anıların sisinden başka pek az şey kaldığını gördün...

Asıl mesele fanilik...

Çünkü fanilik yalnızca bir gün ölecek olmak değildir...

Fanilik, zamanın sınırlı olmasıdır...

Ve sınırlı zaman, seçim yapmak demektir...

Bir hayatı seçmek, diğer bazı hayatları yaşamamayı kabul etmektir...

Biliyorsun ki bir şeye evet dediğinde başka bir şeye hayır diyorsun...

Bir insana, bir soruna, bir mücadeleye ayırdığın zaman yalnızca takviminden eksilmiyor. O zamanı yaşayabileceğin başka bir hayattan alıyorsun...

Bu yüzden artık kendine yalnızca “Bunu yapabilir miyim?” diye sormamalısın...

Daha önemli bir soru var:

“Kalan zamanımı buna vermek istiyor muyum?”

Çünkü her şeyi yapamayacaksın...

Her sorunu çözemeyeceksin...

Her haksızlığı düzeltemeyeceksin...

Her insanı ikna edemeyeceksin...

Her ihtimali yaşayamayacaksın...

Ve belki de kabulü en zor olan, yaşayabileceklerinin yanında yaşayamayacaklarını da görmeye başlamaktır...

Zaman geçiyor...

Kapılar sen kapatmasan da kapanıyor...

Bu yüzden önündeki yılların meselesi hayatına daha fazla şey sığdırmak olmamalı.

Daha dikkatli seçmek olmalı.

Zamanını neye vereceğini.

Kiminle zaman geçireceğini.

Neyi sürdüreceğini.

Neyi artık bırakacağını.

Hangi mücadelelerin gerçekten sana ait olduğunu.

Ve kazanabilecek olsan bile, hangilerinin artık çaba sarf etmeye değmeyeceğini.

Her seçim bir vazgeçiş olacak. Ama seçmemek de seni vazgeçmekten kurtarmayacak. Çünkü sen seçmezsen, zaman senin yerine seçecek.

Hayat senden bir gün her şeyi alacak.

Belki de bundan sonra hayatına ne ekleyeceğinden çok, hayatından neyi çıkarmaya cesaret edeceğini düşünmelisin.

Çünkü zaman yalnız başına geçip gitmiyor.

Sen de onunla birlikte geçiyorsun.

www.safaknakajima.com
Tel: 0552 223 98 97

* Bu bir editöryal haberdir.

Önceki Haber General Mazlum’dan Müsteşar Mustafa Halil Abdi’ye...
Benzer Haberler