Oğlanın sülalesinden...

Oğlanın sülalesinden...

*VELİ BAYRAK...

[email protected]

Takı merasimi deyip geçmeyin. Birleşmiş Milletler de konferans verseniz daha kolay! Gerçi hemen her gün fırlıyor ama o günlerde dolar çok daha fazla fırlamıştı. Bir arkadaşla düğüne gittik. Dönüşte arkadaşım, “Takı diye bir şey kalmamış birader, insan altın takan birini mumla arıyor.” dedi. Hakikaten de öyle. Düğünlerde takı merasimi kapalı zarfçılara kalmış! Bir de tabii işini bilenlere! 

Çok değil altı ay önce bir tanıdığın düğününe gittim. Orada tutturdular, “Hocam, o kadar kitap yazdın, takı merasimini sen sunsan olmaz mı?” diye! Sanki daha önce sunanlar kitap yazmış gibi! Gerçi günümüzde kitap yazmayan da yok gibi ama neyse! O da başka bir konu. Önce kabul etmedim ama dinletemedim. Çaresiz merasimi sunmayı kabul ettim...

Öncelikle kız tarafından başlanıyormuş bilemedim direk erkek tarafını sahneye davet ettim. Oğlanın babası geldi kulağıma, “Bak birader.” dedi. “İyiyken kötü olmayalım. Bu bileziği önce benim adıma sonra aynı bileziği hanımın adına anons edeceksin. Baktık kimseden ses çıkmıyor bu bilezik bizim sülale adına üç beş kez anons edilecek. Sonra tabii işin bokunu çıkartmadan bizleri alkışlatıp diğer davetlilere geçebilirsin.”

Baktım oğlanın babası öyle etten püften biri değil. Üstelik ayakkabının topuğuna basmış halayı bile öyle çekiyor, bileziği tam beş kez yeni takıyormuş gibi anons ettim. Hatta bir ara öyle dalmışım ki bileziği adamın adına iki kez, "Gelinin kaynından bir bilezik” diye de üç kez bağırmışım. Sağ olsun oğlanın babası kulağıma eğilip “Yahu Hoca, karıştırma kız tarafını, onlara sonra gelirsin” dedi de o fasıl bitti...

Sonra tabi oğlanın yakın akrabalarına geldi sıra. Baktım oğlanın 18 tane dayısı var ve hemen hepsi aynı küçük altını kendi adına anons ettirdiler. En büyük dayıları hapisten yeni çıkmış, kulağıma eğilip “Yatak halen sıcak ona göre.” deyip bu işi organize etti...

Oğlanın komşuları, arkadaşları ve mahalle esnafı hepten kapalı zarfçıydılar zaten. Toplam da sekiz on tane kapalı zarf vardı ve ben o zarfı yaklaşık 220 kişi adına anons ettim. Nasıl ettim diye sormayın. Oğlanin babası mafya, dayısı cezaevinden yeni çıkmış gel de etme! Hatta emeklilerden biri sadece içi boş zarfı anons ettirdi. Sebebini sordum, “Senin kapalı zarf dediğin tanesi 20 lira evlat, almaya güç mü yetiyor” dedi...

Sonra tabii sıra teyzelere, halalara, iş arkadaşlarına geldi. Toplamda dönen para 5 bin lira civarındaydı ve zaten altın desen küçük altınlar tarafımdan zorla büyük diye anons ediliyordu. Bir ara oğlanın yurt dışında yaşayan büyük abisi geldi, “Birader,” dedi. “Önce beni bir güzel tanıt. Sonra da “Oğlanın büyük abisi Sadullah’tan üç artı bir, gömme banyolu, asansörlü, kiralık ev diye bağır.” dedi. Tabi ki damadın abisi Sadullah, kira sözleşmesini önüme koyup “Takı merasiminden sonra taraflara imzalatırsın” demeyi de ihmal etmedi...

Sonra tabii baktım bu işin birde kız tarafı var. Zira onlar da tüm bu olup bitenleri yan taraftan izliyor ve kafalarında kendilerine göre planlar yapıyor. Hatta gelin hanımın amcası bir ara yanıma geldi, “Bizim küçük altını beşi bir yerde diye okutma da göreyim. Olup biteni görmediğimi sanma, yoksa bütün foyanı ortaya çıkarırm.” dedi...

İşte tam da bu sırada bende film koptu. Baktım o kadar yaygaradan sonra gelin hanımın üzerinde sadece bir iki küçük altın ve torbada üç beş kuruş var kız tarafına geçmeden önce çalmayan cep telefonumu çalmış gibi kulağıma götürüp, “Aloo!.. Yaa! Hakikaten mi? Ne zaman oldu? Allah Allah... Demek acilen taze kana ihtiyaç var öyle mi? Tabi tabi benim kan taze. Geçenlerde Dayıoğlu istemişti ona bile vermedim bayatlamasın diye! Hemen geliyorum.” deyip düğünden sıvıştım...

Bilmiyorum o gün kız tarafı ne taktı ama ben bir daha bu işlere tövbe ettim. Bana ne kim ne takarsa taksın arkadaş. Ben takarım kapalı zarfımı keyfime bakarım öyle değil mi?

* Yazar...

* Bu bir editöryal haberdir.

Önceki Haber AFD’nin yükselişi ne anlatıyor?
Benzer Haberler