Bilmiyorum Kemal...

Bilmiyorum Kemal...

*Veli BAYRAK...

Karısıyla boşanmaya karar veren arkadaşım, duruşmadan birkaç gün önce beni arayıp mahkemede bulunmamı rica etti. Şimdi tam olarak hatırlamıyorum ama “Aslında her konuda anlaştık, ne olur ne olmaz, hâkim bir şey sorarsa evliliğin uzun zamandır yürümediğini söylersin.” gibi şeyler söylemeyi de ihmal etmedi. Baktım karısı da buna razı, ben de ikisini kıramayıp kabul ettim. Zaten bir süredir anlaşamadıklarını ben de biliyordum. Mahkemede bulunacak bir diğer kişi ise alt komşuları Kemal Bey’di...

Arkadaşım onu anlatırken oldukça rahattı.“Kemal Bey her şeyi biliyor.” dedi. “Hâkime, ‘Ben alt komşularıyım, sık sık kavga ederler. Hatta gürültülerinden uyuyamıyoruz!’ gibi şeyler söyleyecek. Zaten doğru olan da o.”

Aradan kısa bir zaman geçti duruşma günü geldi çattı. Arkadaşım çok ısrar etti gelip seni evden alayım diye ama ben kabul etmedim. Bu yüzden duruşma saatinden önce Adliyedeyim. Gittiğimde arkadaşım ve karısı, her ikisinin avukatı ve Kemal Bey oturmuş sohbet ediyorlardı. Beni görünce ayağa kalkıp benimle tokalaştılar. Ardından yeniden yerlerimize oturduk...

Kemal Bey görmüş geçirmiş birine benziyordu. En azından duruşu öyleydi. Kısaca kendimi tanıttıktan sonra birazda zaman geçsin diye, “Kemal Bey siz nerelisiniz?” diye sordum. Kemal Bey hayatında ilk defa bu soruyu duymuş gibi, “Bilmiyorum.” dedi. Şaşırdım tabii, “Nasıl yani?” diye tekrar sormaktan kendimi alamadım. Kemal Bey devam etti:

“Babam rahmetli Gürcü. Annem Edirne Keşanlı.Ben Tokat’ta doğmuşum. Kimlikte Konya Kulu yazıyor. Bu yüzden bunu soranlara ‘Bilmiyorum’ diyorum.”

Aslında bunun bir açıklamasını isteyecektim ama az çok tahmin ettiğim için sormaktan vaz geçtim. Ama doğrusu yaşını merak ediyordum. Bu yüzden, “Ayıp olmazsa kaç yaşındasınız?” diye sordum. Kemal Bey sanki son derece normal bir cevap veriyormuş gibi “Bilmiyorum.” dedi.

Artık bunun sebebini sormamazlık edemezdim. Şaşkınlıkla, “Söylemek mi istemiyorsunuz yoksa başka bir sebebi mi var?” dedim. Güldü adam, “Bilmiyorum.” dedi. “Gerçekten bilmiyorum. Biz on iki kardeşiz. Babam rahmetli güzün doğduğumu söyler annem ise kışın derdi. Babam altıncı ay derdi annem sekizinci ay. Benden iki büyük abim doğum tarihim için 1955 derdi, ablam 1960. Oysa nüfusta 1958’in beşinci ayı yazıyor. Bu yüzden soranlara ‘Bilmiyorum.’ diyorum.”

Bu arada mübaşir kapıda göründü ve bağırarak bizi duruşmaya davet etti. Hep birlikte içeri girdik. Duruşma Hâkimi taraflara son isteklerini sorduktan sonra önce Kemal Bey'i dinlemek istedi. Kemal Bey ayağa kalkıp arkadaşımın yanından geçerken arkadaşım ona çaktırmadan, “Bana söylediğiniz gibi sadece doğruyu söyleyin yeter. Kavga ediyorlar, gürültüden uyuyamıyoruz falan gibi şeyler…..” dedi. Kemal Bey ise sağ elini göğsüne götürerek “O iş bende” der gibi susturdu arkadaşımı...

Duruşma Hâkimi Kemal Bey'in kimlik tespitini yaptıktan sonra yemin ettirdi. Ardından, "Neye şahit olup olmadığınızı biliyorsunuz değil mi?" diye sordu. Kemal Bey hiç tereddüt etmeden, “Bilmiyorum.” dedi. Hâkim şaşırdı, “Nasıl yani? Boşanmak isteyen taraflar sürekli kavga ettiklerini, bu yüzden bir alt komşu olarak sizi ve tüm apartmanı rahatsız ettiklerini söylüyorlar. Her gün kavga etmiyorlar mı yani?” diye sordu. Kemal Bey, “Bilmiyorum” dedi. “Her akşam bir yerlerden kavga ve gürültü sesleri geliyor ama alt kattan mı, üst kattan mı yoksa dışarıdan mı geliyor bilmiyorum!” dedi...

Biz şaşkınlık içinde Kemal Bey’i izlerken arkadaşımın yüzü kıpkırmızı olmuştu. Bu arada duruşma hakimiyle avukatın daha önce görüştükleri yüz ifadelerinden belli oluyordu. Hâkim, ısrar etti, “Yani söz konusu taraflar her akşam birbiriyle kavga edip küfürleşmiyor mu? Birbirlerine çatal bıçak fırlatmıyor mı?” diye sordu. Kemal Bey adeta Dünya’ya yeni gelmiş gibi, “Vallaha Hâkim Bey, bir yerlerden çatal bıçak sesleri geliyor, bir yerlerden ağza alınmayacak küfür ve hakaretler duyuluyor ama bunu yapan alt komşu mu yan komşu mu yoksa üst komşu mu onu bilmiyorum.” dedi...

Kızdı Hâkim, “Yahu adam,” dedi. “Madem hiçbir şey bilmiyorsun seni buraya kim getirdi?”

Kemal Bey arkasını dönüp bir arkadaşıma baktı, bir arkadaşımın karsına baktı sonra da Hâkime dönüp, “Bilmiyorum.” dedi...

O gün mahkeme, arkadaşımın boşanma davasını Bilmiyorum Kemal yüzünden ileri bir tarihe erteledi. Koridorda yürürken Kemal Bey yanıma gelip, “Hâkim Bey seni neden çağırmadı.” dedi.Ters ters suratına baktım Kemal Bey’in, “Bilmiyorum” deyip yanından uzaklaştım...

* Yazar...

* Bu bir editöryal haberdir.

Önceki Haber Makam Sahibi Olmak Koro Şefi Olmaya Yeter mi?
Benzer Haberler