Makam Sahibi Olmak Koro Şefi Olmaya Yeter mi?

Makam Sahibi Olmak Koro Şefi Olmaya Yeter mi?

*Vehbi TEZCAN yazdı...

​Son günlerde Türk müziği camiasında el altından yürütülen, buram buram kurumsal üstünlük kokan bir şeflik ve liyakat tartışmasıdır gidiyor. Birileri oturdukları sırça köşklerden, TRT veya Kültür Bakanlığı korolarında edindikleri köşelerin konforuyla amatör korolara nizam vermeye, kendilerince şeflik tarifleri yapmaya yelteniyor...

Hatta hızlarını alamayıp amatör koro şeflerinin lisans düzeyinde eğitim almış olmasını şart koşacak, tüm şeflerin yeterliliğini ölçen sözde bir kurum kurulmasını ve buradan şeflik belgesi dağıtılmasını isteyecek kadar ileri gidiyorlar.Kusura bakmasınlar ama bu durum, kelimenin tam anlamıyla sivil sanatın bağrına sanat mühendisliği hançeri saplamaya çalışmaktır...

​Elbette bu ülkenin her ferdinin müzik konusunda en üst düzey eğitimi almasını, akademik olarak donanmasını canı gönülden arzu ederiz. Buna kimsenin itirazı olamaz. Fakat fildişi kulelerinden ahkam kesenlerin unuttuğu, daha doğrusu görmezden geldiği çok temel bir hakikat var: Türk müziği, asırlardır diplomalarla veya icat edilmiş belgelerle değil, usta-çırak ilişkisiyle, yani meşk sistemiyle var olmuştur ve var olmaya devam edecektir...

Bugün hayranlıkla dinlediğimiz, dehası önünde saygıyla eğildiğimiz nice büyük üstat, konservatuvar koridorlarında değil, bir ustanın dizinin dibinde, o müziğin ruhunu, tavrını ve ahlakını soluyarak yetişmiştir. Müziği sadece kağıt üzerindeki notalardan ve teknik kurallardan ibaret sananlar, Türk müziğinin en büyük gücünün duygu ve üslup olduğunu idrak edemeyenlerdir...

​İnsanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Şefleri hizaya çekecek o basmakalıp komiteler kimlerden oluşacak, o jüri koltuklarına kimler oturacak? Cevabı hepimiz çok iyi biliyoruz. Tıpkı resmi kurumlarda, TRT ve Kültür Bakanlığı korolarında yıllardır şahit olunan o eş-dost tavsiyeleri, ahbap-çavuş ilişkileri ve komisyondaki köşe başlarını tutmuş olanların kendi yakınlarını kayırma sevdası, bu defa amatör alanın tepesine çökecektir. Kendi kurumsal dünyalarında kurdukları o çarpık tekel zincirini, şimdi sivil toplumun özgür alanına taşımak, amatör camiayı da kendi egemenlikleri altına almak istiyorlar...

​Aslında bu yapay tartışmaları çıkaranların derdini, kuyruk acısını ve ısrarını anlamak hiç de zor değil. Kendileri hayatları boyunca on on beş kişiyi bir araya getirip tek bir koro bile kuramamış, yahut bir şekilde koro kurmuş olsa bile insan ilişkilerindeki beceriksizliği ve şeflik yetersizliği yüzünden o topluluğu bir arada tutmayı becerememiş kişiliklerdir bunlar...

Sahada karşılığı olmayan, insanı yönetemeyen ve o amatör ruhu coşturamayan bu yetersiz kimseler, kendi başarısızlıklarını uydurma belgelerin, diplomaların arkasına gizlemeye çalışıyorlar. Tamamen gönüllülük esasıyla dönen, insanların günlük hayatın keşmekeşinden kaçıp nefes aldığı sivil Türk Müziği alanını, kendi şahsi hırsları için kontrol altına almak istiyorlar. Yaşamını, ömrünü, gecesini gündüzünü Türk müziğine adamış, derya deniz birikime sahip nice kıymetli üstadımız, bugün amatör korolarda hiçbir maddi beklenti gütmeden, sadece bu asil sanata hizmet etmek için alın teri döküyor. Bırakın da o üstatların bari bu amatör alanda eline ayağına dolaşmasınlar; sivil sanatın yakasından düşsünler...

​Bırakın sanat kendi doğal mecrasında aksın. Bir koronun şefini de, o koronun kalitesini de ne bir diploma belirleyebilir ne de yukarıdan buyruk veren elitlerin komiteleri. Bir koronun kalitesine ve şefin liyakatine ancak o koroya gönül veren koristler ve salonları dolduran dinleyiciler karar verir. Eğer bir şef, yüzlerce insanı bir araya getirip onlardan bir gönül birliği, tek bir ses, bir Türk Müziği ahengi çıkarabiliyorsa ve o koroyu yıllarca sevgiyle, saygıyla yaşatabiliyorsa, onun en büyük diploması yetiştirdiği talebeler ve izleyicinin coşkulu alkışıdır. Kendilerine alan açmak için amatör camiaya kural uydurmaya, belge dayatmaya çalışanlar bilmelidir ki, Türk müziğinin sivil ruhu hiçbir kalıba sığmaz ve hiçbir vesayete boyun eğmez...

*SAMSUN TÜRK SANAT MÜZİĞİ KOROSU ŞEFİ...

* Bu bir editöryal haberdir.

Önceki Haber ÖLÜYE SERANET !(Ölümünüz hayırlı olsun!)
Benzer Haberler