Korku duvarının aşıldığı anlar...

Korku duvarının aşıldığı anlar...

*Ali İhsan GEZER yazdı...

Deniz GEZMİŞ, Yusuf ASLAN ve Hüseyin İNAN’ın idam edilişlerinin yeni bir yıl dönümünü yaşıyoruz.
Bu halk kahramanları, her geçen yıl milyonların gönlünde daha yükseklere çıkıyor ve asla unutulmuyorlar. Çünkü onlar, halkın bu soygun ve sömürü düzenine karşı baş kaldırışının, öfkesinin simgesi olmuşlardır...

Halkımız onların şahsında kendi umudunu, kendi öfkesini bulmakta ve canlarını vererek asla geri adım atmayan tavırları nedeniyle onlara saygısını sunmaktadır...

İnsanların iç dünyasında korku ve kaygı bir noktaya kadar hükmünü sürdürebiliyor. Ancak bir noktadan sonra korku eşiği aşıldı mı; artık ölüm bile vız geliyor...

Bu durumu yazar Themos Kornaros, “Haydari Kampı” isimli eserinde somut bir olgudan kalkarak işlemektedir...

Yunanistan’ı işgal eden Alman ordusu, Haydari Kampı olarak adlandırılan bir kampa, üç bin kişiyi toplamış ve yaygın işkence ve zulümle birlikte her gün düzenli olarak yüz ya da iki yüz kişiyi kurşuna dizmektedir. Kimsenin ağzını bıçak açmamaktadır.
Ancak bir an gelir ki, artık korku duvarı aşılır! Kurşuna dizmeye götürülen grup, ölüme halay çekerek, devrimci marşlar söyleyerek ve kendilerini öldürmeye götüren muhafız askerlere küfrederek  giderler...

Bu durum karşısında kamp yönetimi paniğe kapılır. Ölümden bile korkmayan bu insan tavrı, otoriteyi allak bullak eder. Nitekim bu isyandan sonra yenilgi de kaçınılmaz olur…

Günümüzde toplumda yayılmaya çalışılan korku duvarını aşmamız gerekiyor. Artık büyük çoğunluğun kaybedecek bir şeyi kalmamıştır. 
Unutmayalım ki, karanlığın en koyu olduğu an, sabahın yakın olduğunu göstermektedir...

Denizler bu konuda en somut örnek olmuşlardır. Onlar ölerek yüceldiler. Halkın gönlünde taht kurdular...

MÜCADELE, esas düsturumuz olmalıdır…

*Yazar...

* Bu bir editöryal haberdir.

Önceki Haber Kendi yağıyla kavrulmak...
Benzer Haberler