YILMAZ GÜNEY (42. Ölüm Yıldönümünde sonsuz saygıyla...)

YILMAZ GÜNEY (42. Ölüm Yıldönümünde sonsuz saygıyla...)

"Yılmaz Güney yarım kalmış bir türküdür, bitmemiş bir destandır ve sonuca ulaşmamış, tam anlamı ile zaferi kucaklayamamış bir isyandır."(Sinan Koral & Sanat 87)

TAHİR ŞİLKAN yazdı…

Milliyet Sanat Dergisi, 1972 yılında "yılın sanatçısı" olarak Yılmaz Güney'i seçer; ödülün gerekçesi, Yılmaz Güney'in ne denli başarılı bir sanatçı olduğunun özetidir...

"Paris'te açılan sinema müzesinde Karagözle birlikte yer verilen tek Türk sanatçısı olması, Venedik Film Şenliği'ne katılan "Ağıt" filminin yönetmenliğini yapması, Fransa televizyonunda kendisi için özel program düzenlenmesi, "Boynu Bükük Öldüler" adlı romanıyla Orhan Kemal Roman Ödülü kazanması, Altın Koza festivalinde en iyi oyuncu ödülü alması nedeniyle..." Yılmaz Güney yılın sanatçısı seçilmiştir...

Prof. Nurullah Berk, Prof. Şadi Çalık, Engin Cezzar, Onat Kutlar, Fethi Naci, Oğuz Akkan, Zeynep Oral, Akal Attilla, Prof. Zühti Müridoğlu, Atilla İlhan, Melih Cevdet Anday, Samim Kocagöz, Müşfik Kenter, Genco Erkal, Ali Poyrazoğlu, Lütfi Akad, Füreyya Koral, Nijat Özön, Necati Cumalı ve Haldun Dormen'den oluşan Seçici Kurul yılın sanatçısının Yılmaz Güney olduğunda birleşmiştir...                                                
***
Yılmaz Güney 1974 Genel affıyla cezaevinden çıktıktan sonra filmografisinin en etkili filmlerinden birini çeker. Başrollerde oynayan Melike Demirağ'ın unutulmayan şarkısının adını taşıyan film : ARKADAŞ...

Sonra Çukurova'da tarım emekçilerini anlatan filmi çekmeye gider. Endişe filminin çekilmesi sırasında Yumurtalık hakiminin ölümüyle sonuçlanan olay yaşanacaktır. Alkol, silah, gurur ve pek çok olgunun etkili olduğu ölümle sonuçlanan olay gerçekleşir. Yılmaz Güney 1974 Eylül'ünden yurtdışına kaçacağı 1981 yılına kadar ondan fazla cezaevi değiştirecektir. (Yarı açık cezaevinden niçin kaçtığını merak edenler için anımsatayım. 1981 yılında 12 Eylül faşizminin bütün zulmü sürmekteydi. Yılmaz Güney'in Güney dergisindeki yazıları nedeniyle mahkemelerde verilmiş ve Yargıtay'da kesinleşmek üzere olan ve ömrünün sonuna kadar cezaevinde kalmasına neden olacak onlarca yıl hapis cezası vardı.)

1975 yılı Antalya Altın Portakal film yarışmasında 3 Yılmaz Güney filmi ödül alacaktır. Şerif Gören'in tamamladığı, Endişe, Arkadaş ve Zavallılar...1975 yılında sinema yazarları yılın en iyi filminin Arkadaş olduğu konusunda fikir birliği içindedir...                                                                      ***   

Cezaevinde sinema üzerine üretimi sürecektir. Senaryosunu yazdığı iki filmi eski yardımcısı Zeki Ökten görkemli biçimde çekecektir.Önce Sürü sonra da Düşman. Sonra Cannes film festivalinde ödül kazanan YOL filmi. Yılmaz Güney cezaevinde, siyasi düşüncelerini açıklayıp tartıştığı Güney dergisini çıkaracaktır...
***
Yılmaz Güney, cezaevinde başlayan ve yeterince tedavisi yapılmayan rahatsızlığından dolayı Paris'te, 1984 yılında(9 Eylül) yaşamını yitirirken "Soba Pencere Camı Ve İki Ekmek İstiyoruz"romanından senaryolaştırdığı son filmini çekmişti: DUVAR...

Yılmaz Güney, acılar ve hüzünlerle sarsılmış ama aynı zamanda halkın güzel geleceği için çarpan, başarılar ve kalıcı eserlerle dolu onurlu bir yaşam sürdü.Yaşamının son zamanlarında, Paris'te düzenlenen bir etkinlikteki konuşmasının son sözlerini anımsatarak bitirmek isterim:

''...Ezilen sınıfların sınıf kardeşliği en büyük gücümüzdür. Dost ve düşman herkes bilsin ki; kazanacağız! Mutlaka kazanacağız! Bir köle olarak yaşamaktansa, bir özgürlük savaşçısı olarak ölmek daha iyidir.'' 
***

Sinema, edebiyat, sanat var oldukça Yılmaz Güney de eserleriyle yaşayacaktır...

* Yazar…

* Bu bir editöryal haberdir.

Önceki Haber "Ayna Uyumaz"
Benzer Haberler