DEM Parti ve siyasi sıkışmışlık...

DEM Parti ve siyasi sıkışmışlık...

KADİR ÇELİK YAZDI...

Kürt siyasal hareketi, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde en güçlü toplumsal karşılıklardan birini oluşturmuş, uzun yıllar boyunca önemli bir temsil alanı yaratmıştır. Ancak bugün temel tartışma, bu hareketin geçmişte ne kadar güçlü olduğu değil; sahip olduğu tarihsel ve toplumsal birikimi neden daha geniş bir siyasal etkiye dönüştüremediğidir. Bugün çok bariz bir şekilde gözlemlenmektedir ki DEM Parti, kendisinden önceki mücadele çizgisinden devraldığı büyük siyasal mirasa rağmen, bu mirası yeni dönemin koşullarına uygun bir siyasal kapasiteye dönüştürme konusunda ciddi bir sınavla karşı karşıyadır...

Bir siyasal hareketin geçmişten gelen desteği, önemli bir avantajdır; fakat bu avantaj kendiliğinden kalıcı bir güce dönüşmez. Siyasette hiçbir taban sonsuz bir bağlılıkla garanti altında değildir. Toplum değişir, beklentiler değişir, ekonomik ve sosyal sorunlar yeni talepler ortaya çıkarır. Bu nedenle tarihsel olarak güçlü bir hareketin asıl başarısı, sahip olduğu desteği korumaktan çok, onu yeni toplumsal kesimlerle buluşturabilme yeteneğidir...

DEM Parti’nin bugün yaşadığı temel sorun da tam olarak bu noktada ortaya çıkmaktadır. Kürt toplumunun siyasal ağırlığı, bölgedeki sosyolojik gerçekler ve Türkiye’deki demokratikleşme tartışmaları dikkate alındığında, partinin mevcut siyasal kapasitesi ile ulaşabileceği etki alanı arasında belirgin bir fark bulunmaktadır. Sorun yalnızca oy oranları değildir; asıl mesele, güçlü bir toplumsal zeminin neden daha geniş bir siyasal karşılığa dönüşmediğidir...

Bu durumun nedenlerinden biri, geçmişten devralınan siyasal mirasın bugünün ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirilmesindeki yetersizliktir. Her siyasal hareket, kendisine güç veren tarihsel koşulları aşmak zorundadır. Geçmişte verilen mücadeleler bir siyasal harekete önemli bir meşruiyet kazandırabilir; ancak o hareketin gelecekteki başarısını belirleyecek olan, bugünün toplumsal sorunlarına ne ölçüde gerçekçi ve etkili çözümler üretebildiğidir...

Bugünün Kürt seçmeni de yalnızca geçmişin siyasal mücadeleleriyle değil, bugünün hayat gerçekleriyle hareket etmektedir. Ekonomik kriz, işsizlik, yoksulluk, gençlerin gelecek kaygısı, eğitim sorunları ve sosyal adaletsizlik gibi meseleler, toplumun gündelik yaşamında belirleyici hale gelmiştir. Bu nedenle herhangi bir siyasal hareketin kalıcı gücü, yalnızca kimlik ve tarihsel talepler üzerinden değil, insanların günlük yaşamına dokunan somut politikalar üzerinden şekillenir...

DEM Parti açısından önemli soru şudur: Sahip olduğu toplumsal desteği yalnızca koruyan bir siyasal yapı olarak mı kalacaktır, yoksa bu desteği daha geniş bir demokratik ve toplumsal ittifaka dönüştürebilecek yeni bir siyasal yönelim geliştirebilecek midir?

Çünkü siyasal hareketler, yalnızca kendi tabanlarının haklılıklarıyla değil, toplumun daha geniş kesimlerine ulaşma yetenekleriyle de ölçülür. Bir hareketin kendisini sürekli olarak geçmişin kazanımları üzerinden tanımlaması, zaman içinde onu yeni toplumsal gerçeklikleri okumakta zorlanan bir konuma sürükleyebilir...

Son yıllarda Kürt siyaseti açısından siyasal alanın önceki dönemlere kıyasla farklı imkanlar sunduğu görülmektedir. Ancak siyasal alanın genişlemesi tek başına sonuç üretmez. Bu alanı değerlendirecek güçlü bir strateji, örgütsel kapasite ve toplumsal temas gereklidir. Siyasette fırsatlar ancak onları kullanabilecek siyasal irade bulunduğunda kalıcı kazanımlara dönüşür...

Bugün DEM Parti’nin önündeki temel mesele, geçmişin mirasını savunmak değil; o mirası geleceğin siyasal gücüne dönüştürmektir. Bunun yolu ise toplumla daha güçlü bağ kurmaktan, ekonomik ve sosyal sorunlara daha fazla ağırlık vermekten ve yalnızca mevcut destek alanını korumaya değil, yeni toplumsal çevrelere ulaşmaya yönelen bir siyaset anlayışı geliştirmekten geçmektedir...

Tarihsel meşruiyet önemli bir sermayedir; ancak siyasette hiçbir sermaye kendiliğinden değerini korumaz. Yenilenmeyen, toplumun değişen ihtiyaçlarına cevap vermeyen ve yeni bir gelecek vizyonu ortaya koyamayan her siyasal hareket, zaman içinde kendi sınırları içinde daralma riskiyle karşı karşıya kalır...

DEM Parti’nin önündeki gerçek sınav da budur: Geçmişten gelen güçlü siyasal mirası, bugünün gerçekleriyle buluşturup yeni bir toplumsal güç yaratabilmek...

*Kadir Çelik 
18 Temmuz 2026
Şair ve yazar...

* Bu bir editöryal haberdir.

Önceki Haber Yazmak insan beynini nasıl yeniden şekillendiriyor?
Benzer Haberler