"Türkiye’de seçimli siyasetin,muhalefetin ve kamusal alanın geleceği haline gelmiştir..."

Prof. Dr.Cem TERZİ...

Bir partiyi sert biçimde eleştirmekle o parti devlet zoruyla tasfiye edilmeye çalışıldığında buna karşı çıkmak aynı şey değildir. Hatta demokratik siyaset açısından ikincisi daha kurucu bir eşiktir...

CHP’yi eleştirmek başka, devlet gücünün yargı, medya, idari baskı ve kriminalizasyon yoluyla CHP’yi fiilen siyaset dışına itmeye çalışmasına karşı çıkmak başka bir şeydir...

Burada tartışma artık yalnızca CHP’nin ideolojik sınırları değil, Türkiye’de seçimli siyasetin, muhalefetin ve kamusal alanın geleceği haline gelmiştir...

Uzun yıllardır CHP’yi eleştiriyorum. Ama bugün
Erdoğan rejiminin CHP’yi etkisizleştirmeye, kriminalize etmeye ve mümkünse siyaset dışına itmeye çalışmasını çok tehlikeli buluyorum. Daha da önemlisi, DEM’in buna yeterince güçlü, tarihsel ve ilkesel bir reaksiyon vermemesini eleştiriyorum...

Kürt siyasal hareketi bu ülkede devlet baskısını, parti kapatmaları, kayyumları, tutuklamaları ve kriminalizasyonu en ağır yaşamış harekettir. Böyle bir tarihsel hafızaya sahip bir hareketin, başka bir muhalefet odağı benzer baskıyla karşılaştığında çok daha güçlü bir demokratik refleks göstermesini beklerim...

Buradaki mesele CHP ile bir siyasal mutabakat değildir. Mesele, demokratik alanın giderek daraltılmasına karşı ilkesel bir pozisyon alıp alamamaktır...

Otoriter rejimler muhalefeti parça parça yalnızlaştırır. Önce bir kesim hedef alınır, diğerleri sessiz kalır. Sonra sıra başkalarına gelir. Türkiye bunu defalarca yaşadı...

Uzun yıllar boyunca Kürt siyasal hareketine yönelik baskılar “istisnai” ya da “güvenlik meselesi” olarak görüldü. Şimdi benzer yöntemlerin ana muhalefet alanına yayılması tarihsel bir ayna etkisi yaratıyor.

Şunu söylüyorum:

Bir partinin bütün ideolojik çelişkilerini eleştirmek mümkündür, ama devlet baskısı karşısında kimin yanında durduğun başka bir ahlaki-siyasal düzlemdir...

Demokratik siyaset yalnızca tamamen katıldığımız hareketlerin özgürlüğünü savunmak değildir. Asıl sınav, eleştirdiğimiz kesimlerin de
siyasal var olma hakkını savunup savunamadığımızda ortaya çıkar...

* Bu bir editöryal haberdir.

Önceki Haber NURHAK...
Benzer Haberler

NURHAK...

Kurban...

"Hain Kemal"!