BARİKAT...

BARİKAT...

*Aydın ÇUBUKÇU...

Sokaklara taşmış sınıf mücadelesinin son kalesi barikattır...

Tepeden tırnağa silahlı, düzenli ve eğitimli devlet güçlerine karşı çıplak ellerinden başka silahları olmayan halkın kendini savunmak ve zamanı geldiğinde ileri atılmak için güç biriktirdiği en ileri mevzii burasıdır...

Bulabildikleri her nesne, sökülmüş kaldırım taşları, kırık dökük arabalar, evlerden taşınmış masalar, sandalyeler, hatta mutfak araç gereçleri -tencereler tavalar, ocak demirleri- ve en sonunda kendi bedenleri, sloganları, bayrakları, inançları, cesaretleri, kararlılıkları buraya yığılmıştır...

Barikat, iki dünyayı kesin olarak birbirinden ayırmıştır: bir yanda kol ve kafa emeklerinden başka geçim araçları olmayan halk, diğer yanda çürümüşlüğünü kan ve ateşle örtmeye çalışan egemen sınıflar.…

Evrensel, muazzam sermaye güçlerinin çok yönlü saldırısına karşı emeğin barikatı olarak kuruldu. Tıpkı bir sokak çarpışmasının son kalesi gibi, elde avuçta ne varsa onunla inşa edildi...

Defalarca saldırıya uğradı, zaman geldi, “artık dayanamazlar, yıkılır bu barikat” diyenler oldu, kimi burnu havada gezenler, “bu kâğıt parçasıyla mı karşı koyacaksınız koskoca egemen sınıfa” dediler...

Evrensel, otuz yılı geride bıraktı. Bugün sokaklara, fabrikalara, okullara evlere ilk girdiği gün belki de yeni doğmuş genç işçilerin, kadınların, özgür ve eşit bir hayatı kendi elleriyle kuracaklarına inanmış insanların kararlılığıyla, inancıyla, emeğiyle yaşamaya ve savaşmaya devam ediyor...

Zafere kadar...

* Gazeteci yazar…

* Bu bir editöryal haberdir.

Önceki Haber Kaptan’ın bıraktığı yerden; aynı kararlılık ve bilinçle…
Benzer Haberler