Fotoğraf arkası yazısı...

Fotoğraf arkası yazısı...

*Sezai SARIOĞLU yazdı...

Bütün gün yorgun düştüm, uykuya üşüştüm. Bir de ne göreyim, geçmişim ve Devrim ağlaya kalmış dizlerimde...

Bütün hafta rengini ve kokusunu savunan Gül'e çırak durmanın keyfini ve keyfini yaşadım...

Bütün ay, pankart gibi düşünmeyi, duvar yazısı gibi yaşlanmamayı, alıntı olup kestirmeden gitmeyi, dipnotlarla fiyaka yapmayı yeniden tecrübe ettim...

Bütün mevsim, Devrim denen o sihirli sözcükten, ıslak imzalı mektup bekledim. Bir arkadaşımın Devrimi devletle aldatmasına,bir başkasının; "Devrim sahaflara düştü!" sözüne içerledim...

Bütün yıl, "Tarih alınır tarih satılır veresiyemiz yoktur!" diyerek Para'lananları iki, üç daha fazla kınamakla kalmayıp selâmı sabahı kestim...

Günlerden bir gün, 12 Eylül'den itibaren, sanki "gizli işşiz!" olduğumuzu birbirimize itiraf edemediğimize hayıflanıp durdum...

Berlin'de huzurlarına vardığım iki ustadan yüzümüzü kızartıp borç olarak teori ve pratik  istedim. Halime acıyıp, "Hazıra ne teori ne de pratik dayanıyor!" diyerek verdikleri ders kulağıma küpe oldu...

Bir ömür Devrim benden önce ölür gözlerim açık, sözlerim âşık gider kaygısıyla, yemedim yedirdim, içmedim içirdim, okumadım okuttum Devrim'i...

Şimdi ne yaptığımı sorarsanız, ömrümün Devrim'inin, Devrim'in ömrünün özetini çıkarmak için, her ikisine ve kendime yeniden çırak duruyorum...

(Kenarda köşede kalmış eski zaman notlarımdan.)

*Şair ve yazar…

* Bu bir editöryal haberdir.

Önceki Haber Bir zamanlar ben de adaydım...
Benzer Haberler