Kalemin kırılmasın,çiçeklensin...

Kalemin kırılmasın,çiçeklensin...

*İsmail DEMİRTAŞ...

Her zaman bir dostun kitabını zevkle okur, gelgelelim yorumlamaktan korkarım eksik bir şey yazarım diye. Eğer bir eksikliğim olursa şimdiden Ersin Bilge üstadımdan af dilerim…

Değerli dostlarım yazıma çok sevdiğim bir söz ile başlamak istiyorum...

"Kişinin kıymeti, dilinin altında ve kalemin ucunda gizlidir, onu söz ve yazı, açığa vurur” Ersin Bilge diliyle, kalemiyle zaten yeterince kendini açığa vurdu şimdiye kadar. Ama ben yine de birkaç cümleyle kendisinden bahsetmek istiyorum…

“Oğul boşa yaşamayın, yaşamak için yaşıyorum demeyin; sizin gibi bütün canlılar yaşıyor. Siz insan olarak farkınızı ortaya koyun…” diyen, Anadolu’nun bağrında acılarla yoğrulmuş bir ananın oğludur Ersin Bilge.Ve,“Cahilin değirmeninde un öğütülmez. Öğütülen un da ekmek olup sofraya gelmez…” düşüncesiyle, adeta cahilliğe savaş açarcasına eşeğiyle yollara düşmüş; “Türkiye’nin Eşekle Gelen Dostoyevski’sidir” Ersin Bilge…

Eşeğiyle köy köy gezerek, heybesine koyduğu kitapları, defterleri, kalemleri, silgileri… köy çocuklarıyla buluşturan yüreğin adıdır Ersin Bilge…
Bilme, ilme gönül veren, aydın bir ülke ve dünya için dirsek çürüten fakir üniversite öğrencilerine karşılıksız burslar ayarlayan Hızır’ın adıdır Ersin Bilge…

Kendisi hem Kürt hem de Alevi’dir. Ama hiçbir etnik köken ayırım yapmaksızın öğrencilere sunduğu Hızır Lokmasıyla insanlığın adıdır Ersin Bilge…

Sevgili dostlarım, Ersin Bilge’yi epey zamandır tanırım. Nasıl tanıştığımızı son kitabını (aslında tüm kitaplarını) okuduğunuzda öğreneceksiniz. Onun için detaya girmek istemiyorum. Ersin BİLGE tanıştığımızdan bu yana üç kitap çıkararak okurlarına sundu. Çıkardığı tüm kitap dosyalarının ilk okuyucularından biri olarak söylemek istiyorum ki; son kitabı olan, “Eşekle Gelen Dostoyevski’nin Yüreğine Akanlar” diğer iki kitabının son noktası gibidir. Bu olmadan diğerleri tamamlanamaz, zaten diğerleri olmadan da bu nokta konamazdı…

Ersin Bilge’nin bu yapıtını, yorumlayarak anlatması güç olsa da kitabı okuduğunuzda onun yüreğine akanlardan daha fazlasının yüreğinize akacağını içtenliğimle söyleyebilirim…

Mesela bu yapıtında diyor ki; “Hayat, kardeşçe paylaşıldığında anlam kazanır. Sevgiyi, ekmeği, suyu bölüştüğümüz zaman insan oluruz. Ama çoğu zaman bu gerçeği unuturuz. Mal, mülk, unvan hırsıyla gözlerimiz kör, kalbimiz sağır olur. Oysa hiçbirimiz kalıcı değiliz. Bu dünyadan geçip gidiyoruz, üstelik çok kısa bir süre için… (syf 15)”

"Gözleri dolan kızlarımızı gördüğümde içimden tek bir dilek geçti:-Bu topraklarda artık hiçbir çocuk acı çekmesin...

Sonra onlara şöyle dedim : Bir gün öğretmen, doktor, yazar olabilirsiniz. Ama bundan önemlisi anne olacaksınız. Çocuklarınıza bilimin ışığını, vicdanın sesini ve insanlık sevgisini aşılayın. Kadın ya da erkek fark etmez; eşit koşullarda yaşamayı, adaletle yürümeyi öğretin… Ve siz kızlarımız ne olursa olsun bir erkeğin önünde diz çökmeyin
(syf 39)”

"Yeni fidelerin kök saldığı topraklarda umudum yeniden yeşerir. Köy enstitülerinin ruhu işte tam da budur: Karanlığa ışık, yoksulluğa umut, cehalete direniştir… (syf 81)”

Değerli dostlarım, nice duyguların yüreğinize akacağı bir kitaptan bahsettim sizlere. Benden tavsiye, sizden okuması dileğimle…

Yazımı, “öğrenmenin maliyeti pahalı olsa da ondan daha pahalı olan tek şey cehalettir” sözlerimle bitirmek istiyorum. Esen kalın…

Sevgili Ersin Ağabey, kalemin kırılmasın, çiçeklensin. Seni tüm gönlümle kutlarım. Okurun bol olsun. Daha nicelerini, güzel günlerde okumak umuduyla selam olsun sana ve bu yola destek veren Hızır’ın yoldaşlarına…

*İsmail DEMİRTAŞ 

Yazar…
12.04.2026- BURDUR...

* Bu bir editöryal haberdir.

Önceki Haber SELAMÜN ALEYKÜM  SİGARASI...
Benzer Haberler