MARX, MARKSİZM VE İDEOLOJİ...

MARX, MARKSİZM VE İDEOLOJİ...

Prof. Dr. Doğan GÖÇMEN...

Bu mecrada yürüyen Marx, Marksizm ve İDEOLOJİ tartışmasında kavramlarlara yeterince vakıf olunmadığını gözlemliyorum. İçeriğine yeterince hakim olunmayan kavramlarla Marksizm üzerine yürütülen tartışmanın da yanlış yürütüleceğini ve bu tartışmalardan verimli sonuçlar alınamayacağını tahmin etmek zor değil...

Asıl başlatmak isteğim ‘felsefe nedir; filozof kimdir?’ tartışması ‘Marksizm nedir?’ tartışmasına dönüştürülmeye çalışılıyor. Hakkı verilerilebilirse böyle bir tartışma da elbette toplumumuzun entelektüel olarak olgunlaşmasına kuşkusuz vesile olabilir...

Fakat bu tartışmayı yürütenlerin Marx ve Marksizm araştırması yapanlar olması gerekir. Solda politikaya angaje olmuş olmak, kişileri kendiliğinden Marx hakkında konuşmaya yetkin kılmıyor. Marx’ı sistematik olarak kaynaklarıyla araştıranlar onun görüşleri konusunda yetkin söz söyleyebilir.
Bu yetkinliği son bir iki haftadır yürütülen tartışmada gördüğümü söylemem pek mümkün gözükmüyor. Zira Marx kaynaklarıyla araştırıldığı zaman onun görüşlerine dair tam bir kavrama ulaşılabilir...

İdeoloji kavramına bakalım. Marx ve Marksizm tartışmasını gündeme getirenlerin ideoloji kavramını tek yanlı olumsuz anlamda kullandıklarını görüyoruz. Oysa kavramın ilk kullanıldığı bağlama baktığımızda kavramın sadece olumlu anlamda kullanıldığını görüyoruz...

Kavramın bu 18. yüzyıldaki yalnızca olumlu kullanımını değiştiren muhtemelen Marx’tır; kavramı en azından yalnızca olumlu ya da  yalnızca olumsuz anlamda kullanmaz. Marx kavrama ikili bir anlam kazandırır...

Marx, ideoloji kavramını olumsuz olarak çarpık bilinç anlamında kullanır. Çarpık bilinç örneğin dünya görüşümüz hakikati doğru kavramamıza yardımcı olmuyorsa oluşur. Bu anlamda burjuvazi, diyor Marx, kendi son derece özel çıkarını genelin çıkarıymış gibi göstermeye çalıştığı zaman manipülatif bilinç, dolayısıyla çarpık bilinç oluşur. Bu ideolojinin olumsuz anlamıdır...

Ama diğer taraftan Marx işçi sınıfın çıkarlarının ve politik amaçlarının insanlığın genel çıkarlarıyla ve politik amaçlarıyla örtüştüğünü göstermeye çalışır. Bu bakımdan bilimsel-felsefi tüm bilgiyi harekete geçirerek yeni bilimsel temellendirilmiş bir ideoloji kurmaya çalışır. Zira ideoloji dünyada eylem kapasitesi kazandırmalıdır...

Bu yeni ideolojik bakış ile işçilere ve giderek tüm insanlara hakikat ile doğru-düzgün ilişkilenmeyi mümkün kılan bilimsel bir olanak yaratmak istemektedir. Marx ve Marksizm bağlamında yürütülen ideoloji tartışmasında Marx’taki kavramın bu anlam zenginliği dikkate alınmalıdır.
Din ideolojidir, Marksizm bir ideolojidir, o halde Marksizm bir dindir gibi düz mantık kaba bir yaklaşım ne din tartışmasını ne de Marksizm tartışmasını bir adım ileri götürebilir...

Marksizm nedir? Marksizm bir felsefedir - felsefeden daha fazlası olduğu anlamında felsefedir. Bu bakımdan Marksizm bir dünya görüşüdür. Ama Marksizmin kurucuları da bugüne kadar savunucuları da dünya görüşlerinin bilimsel olarak temellendirildiğini savuna geldiler.
Bu bakımdan Marksizm, kavramın olumsuz anlamında, yani mistik bir dini öğreti veya ideoloji değildir. Marksizm, insanlığa içinde bulunduğu zor ve karmaşık durumdan çıkmak için bilimsel bir dünya görüşü sunmak isteyen teorik ve pratik bir harekettir....

* Bu bir editöryal haberdir.

Önceki Haber Bir efsanenin kanlı izleri : Hitler, Churchill, Trump ve “Üstün ırkın” inşası...
Benzer Haberler