ELEŞTİRİ VE TAHAMMÜLSÜZLÜK ÜZERİNE..

ELEŞTİRİ VE TAHAMMÜLSÜZLÜK ÜZERİNE..

Prof. Dr. Doğan GÖÇMEN yazdı...*

Toplumumuzda eleştiriye karşı tahammülsüzlük en başta düşünme dediğimiz insana has olan kapasitenin ne anlama geldiğinin, onun işlevinin eleştirme olmaktan başka bir şey olmadığının bilinmemesinden kaynaklanmaktadır...

Düşünmek zorunlu olarak eleştirmek demektir. Descartes’ın “düşünüyorum, o halde varım” özdeyişini aynı zamanda eleştiri olarak tanımlamış olması boşuna değildir. Düşünmek eleştirmektir. Başka türlü düşünmek mümkün değildir...

Toplumumuzda bu yeterince bilince çıkarılmamıştır. Fakat diğer taraftan  toplumumuzda eleştirmenin, yapılabildiği oranda nasıl yapılması gerektiği de yeterince bilinmemektedir...

Eleştirinin de bir yöntemi, araçları ve amacı da vardır. Eleştiri eleştirdiğinin yerine daha iyisini, daha güzelini koyar. Toplumumuzda eleştiri yaygın bir şekilde ilk işlevi olan yıkıcılık anlamında kullanılır...

Fakat Kant’ın erken yazılarında ifade ettiği gibi eleştiri eleştirdiğinin yerine pozitif olanını koymakla yükümlüdür. Yani eleştiri yalnızca yıkıcı değil, yıktığının yerine yenisini koyduğu için yapıcıdır da...

Fakat toplumumuzda yapılırken ve algılanırken eleştirinin yöntemsel olarak bu boyutu yeterince bilinmemektedir. Dolayısıyla eleştiri, düşüncenin işlevi bilinmediği ve tek boyutlu kavrandığı için tahammülsüzlüğe yol açmaktadır...

*Yazar ve DEÜ felsefe profesörü…

* Bu bir editöryal haberdir.

Önceki Haber Endüstrileşmiş Ahlaksızlık...
Sonraki Haber İnsani değerlere dört elle sarılma zamanı...
Benzer Haberler
Rastgele Oku