Prof. Dr. Doğan GÖÇMEN yazdı...
İki yüzlülük, yalancılık, samimiyetsizlik, sahtecilik, kısacası nereden bakarsak bakalım toplumumuzda ahlaksızlık diz boyu...
Bu duruma William Shakespeare ile kısa ve öz bir yanıt vermek mümkündür...
Şöyle diyor Shakespeare oldukça radikal bir şekilde: “Göründükleri gibi olmalıdır insanlar. Eğer değillerse; hiç görünmesinler daha iyi.”
Shakespeare’in insanlığın durumuna dair bu eleştirisi ve bu durumun içinde çıkma talebi, günlük yaşamımızda sıkça duyduğumuz “insan özüyle ve sözüyle bir olmalıdır” özdeyişimize denk gelmektedir...
Entelektüel ve kültür dünyamızda Tevfik Fikret’in sloganlaşan “Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir şairim” dizesinde ifadesini bulmuştur...
Bu aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş gayelerinden birisidir. Mustafa Kemal, 1925 yılında yaptığı bir konuşmasında öğretmenlerden "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür"nesiller yetiştirmelerini talep etmiştir...
Bu talepte dile getirilen ahlaklı, hoşgörülü, özgür ve uygar bireylerden oluşan dürüstler toplumu olma talebini başka hiçbir slogan karşılamamaktadır. Tersine, toplumun hoşgörüsüz, birbirine karşı kin besleyen, birbiriyle sürekli didişen ve kavga eden insanların yetişmesine neden olmaktadır...
Öyleyse özüyle, sözüyle ve davranışıyla bir olan ahlaklı insanlar toplumu olmak ve yaratmak son derece anlamlı bir amaçtır. Bu belki de insanlığın hep rüyası olagelmiştir. Felsefi açıdan bu yüce bir erdemdir...
* Bu bir editöryal haberdir.








