ÖFKE, BUZDAĞININ GÖRÜNEN YÜZÜ...

ÖFKE, BUZDAĞININ GÖRÜNEN YÜZÜ...

Doç. Dr. Şafak NAKAJİMA…

Öfke, en temel duygularımızdan biridir. Çoğu zaman olumsuz bir duygu olarak değerlendirilse de aslında önemli bir işleve sahiptir. Haksızlığa uğradığımızda, sınırlarımız ihlal edildiğinde, kendimizin ya da sevdiklerimizin tehdit altında olduğunu düşündüğümüzde ortaya çıkar . Bu yönüyle öfke, bizi uyaran ve gerektiğinde harekete geçiren doğal bir savunma mekanizmasıdır...

Dolayısıyla amaç öfkeyi ortadan kaldırmak değildir. Sağlıklı olan, öfkenin ne söylediğini anlayabilmek ve onu uygun biçimde ifade edebilmektir...

En son ne zaman öfkelendiniz?

Gerçekten yaşanan olaya mı tepki verdiniz, yoksa o olay sizde daha derinde yatan bir duyguyu mu harekete geçirdi?

Duygular üzerine yapılan çalışmalar, öfkenin bazı durumlarda tek başına ortaya çıkan bir duygu olmadığını gösteriyor. Çünkü öfke, birçok durumda birincil değil, ikincil bir duygu olarak ortaya çıkıyor. Bunun nedeni, incinmişlik, korku, utanç, reddedilme ya da çaresizlik gibi duyguların kişiyi daha savunmasız ve kırılgan bırakması; öfkenin ise bu kırılganlığa karşı zihnimizin geliştirdiği bir savunma tepkisi olabilmesidir. Başka bir deyişle, zihnimiz bazen baş etmesi daha zor olan duyguları doğrudan yaşamak yerine onları öfkeye dönüştürür. Çünkü öfke bize güç, kontrol ve mücadele etme hissi verir...

Bu nedenle çevremizin gördüğü duygu çoğu zaman öfkedir. Oysa öfke, çoğu zaman buzdağının suyun üzerinde kalan görünen kısmıdır. Suyun altında ise incinmişlik, korku, hayal kırıklığı, yalnızlık, utanç, çaresizlik, suçluluk ve yoğun stres gibi başka duygular bulunabilir. Bazen bu duyguların farkındayızdır, bazen de farkında değilizdir...

Örneğin, çocuğunuzun sizi dinlememesi karşısında hissettiğiniz duygu gerçekten yalnızca öfke midir? Yoksa onun geleceğiyle ilgili duyduğunuz kaygıyı öfke biçiminde dışa mı vurursunuz?

Yakın bir arkadaşınızın sizi önemsemediğini düşündüğünüzde hissettiğiniz şey yalnızca kızgınlık mıdır, yoksa asıl hissettiğiniz kırgınlık mıdır?

İş yerinde aldığınız sert bir eleştiri gerçekten öfke mi yaratır, yoksa kendinizi değersiz hissetmenize mi neden olur?

Bu soruların cevabı herkes için aynı değildir. Ancak bu soruları kendimize sorabilmek, öfkenin kaynağını anlamanın en önemli ilk adımlarından biridir.

Öfke, yaşanan olayla uyumlu ve ölçülü olduğunda; sınırlarımızı korumamıza, haksızlığa karşı durmamıza ve sorun çözmeye yönelmemize yardımcı olur...

Ancak öfkemiz yaşanan olayın çok ötesine geçtiğinde, sık sık kontrolümüzü kaybetmemize neden olduğunda, ilişkilerimize zarar verdiğinde ya da sonrasında pişmanlık duyacağımız davranışlara yol açtığında artık sorun hâline gelir. Böyle durumlarda dikkatimizi yalnızca öfkeye değil, onun altında yer alan duygulara da yöneltmemiz gerekir. Çünkü çoğu zaman iyileştirmemiz gereken şey öfkenin kendisi değil; incinmişlik, korku, hayal kırıklığı ya da uzun süredir birikmiş olan yorgunluk ve stresdir...

Son öfkelendiğiniz olayı yeniden düşünün. Sizi asıl öfkelendiren yaşanan olay mıydı, yoksa o olayın sizde uyandırdığı daha derin bir duygu muydu?

Bilgi ve başvuru:
www.safaknakajima.com
0552 223 98 97

* Bu bir editöryal haberdir.

Önceki Haber MUHAFAZAKÂR...
Benzer Haberler