George Orwell'in felaket senaryosu gerçek olacak gibi...

George Orwell'in felaket senaryosu gerçek olacak gibi...

Yunus ÜLGER yazdı...

“Savaş barıştır, özgürlük köleliktir, bilgisizlik güçtür”

İngiliz yazar George Orwell, 1948 yılında yayımlanan 1984 romanıyla Almanya'da ve diğer Avrupa ülkelerinde sıkça gündeme geliyor. Başlıktaki alıntı, insanlık için bir felaket senaryosu olan romanın can alıcı savlarındandır. Romanın Türkçesini 1983 yılının aralık ayında, Almancasını ise 2020'nin Mart ayında, Korona salgınının başlarında okumuştum. Son yıllarda dünyada ve iletişim tekniğinde gelişmelere bakınca, Orwell'in felaket senaryosunun adım adım gerçekleşmekte olduğunu yaşayarak görüyoruz...

Totaliter sistemleri yergiyle eleştiren romanda, dünya Okyanusya, Avrasya ve Doğu asya olmak üzere dünya üç totaliter devlet arasında paylaşılmıştır. Bu üç blok birbirleriyle sürekli savaş halindedir, haklarına da ağır baskı uygular. 1984 romanı, Okyanusya bloğunda olan İngiltere'nin başkenti Londra'da geçer. Okyanusya'nın lideri “Büyük Birader” olarak adlandırılır, her yerde, “Büyük Birader'in gözü üstünde” pankartları asılıdır. Devlet, evlerine yerleştirdiği Tele ekran ile tüm yurttaşlarını izler...

Romanın kahramını Winston Smith, sistemin önemli bakanlıklarından “Gerçek Bakanlığı'nda” çalışır. Sistemin diğer önemli bakanlığı ise “Barış Bakanlığı” olarak romanda yer alır. Bu iki bakanlık, adlarında yer alan görevin tam tersini yaparlar. “Barış Bakanlığı” savaşla uğraşır, halka barışın ancak savaşla mümkün olacağı propagandası yapılır. “Gerçek Bakanlığı” ise yalan haberler yaymak ve tarihi rejimin istediği yönde yeniden yazmakla görevlidir...

Günümüzün Okyanusya'sı ABD, Trump da Büyük Birader olma yolunda...

Orwell'in Okyanusya'sı Kuzey ve Güney Amerika, İngiltere, Avustralya ile Afrika'nın güneyinden oluşur. ABD'nin Donald Trump ile şiddetlenen emperyalist politikası, Orwell'in Okyanusya'sına benziyor. En son olarak Venezuela'ya saldırdı, devlet başkanı Nicolas Maduro ve eşini kaçırıp ABD'ye götürdü. Trump'ın, ABD Savunma Bakanlığı'nın adını “Savaş Bakanlığı” olarak değiştirmesini hatırlayalım. O da “savaş barıştır” ilkesi güdüyor. Gazze'de soykırım yapan İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'ya destek veriyor, Netanyahu da Trump'ı Nobel Barış Ödülü'ne aday gösteriyor. Bu yılın Nobel Barış Ödülü sahibi Venezuela'lı Corin Machodo da Trump'a barış ödülü vereceklerini söyledi, daha da ileri giderek Nobel Barış Ödülü'nü Trump'a vermeye kalkıştı. Almanya'nın en büyük medya grubu Axel Springer bünyesinde bulunan die Welt gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Johannes Böhnig de Gazze'de ateşkes sağladığı için Trump'ın Nobel Ödülü'nü hak ettiğini yazmıştı...

Trump'ın yalanları, Rus troller, camide bira içtiler ve Kabataş yalanı...

Sosyal medya çağında yalan haber ve siyasi progandanın ne kadar kolay yayıldığını hepimiz yaşayarak görüyoruz. Siyasetçiler, otoriter liderler ve bunların trolleri, karşıtları hakkında bolca yalan haberler yayıyor, bu da Orwell'in “Gerçek Bakanlığı'nı” hatırlatıyor. Trump'ın kendi kanalından başkanlık seçimi öncesi Jeo Biden, Kamala Haris ile göçmenler hakkında yalan haberlerini biliyoruz. ABD'nin 2003'te kimyasal silah gerekçesiyle Irak'a saldırısı da bir yalan üzerine kuruluydu. Zamanın ABD Savunma Bakanı Colin Powell, BM'de İrak'ın kimyasal silaha sahip olduğunu “kanıtlayan” bir sunum yapmıştı. 2005'te bunun yalan olduğunu, siyasi hayatında bu yalanın kara bir leke olarak kalacağını söylemişti...

Rus troller, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Yeşiller'den eski Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock ile eski Federal Ekonomi Bakanı Robert Habeck hakkında akıl almaz yalan haberler yayıyor, bunlar milyonlarla kişi tarafından okunuyor. Bu sebeple geçen aralık ayının başında Rusya Federasyonu Büyükelçisi Almanya Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldı...

Bizde de ilk akla gelen elbette Kabataş yalanı. İktidar medyası, 2013 yılında Gezi eylemleri sırasında göstericilerin Kabataş'ta başörtülü bir kadına saldırdıkları, bunun video kaydı olduğu iddia edilmişti. Birçok gazeteci videoyu gördüğünü, bazıları da inandığını yazdı, olduğu söylenen video bir türlü ortaya çıkmadı, sonunda bunun yalan olduğu ortaya çıktı. Aynı biçimde, “camide bira içtiler” yalanı ortaya atıldı, bunun doğru olmadığını söyleyen imam başka yere atandı. 2023 seçimi öncesi CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında PKK liderleriyle görüştüğünü gösteren video yayınlandı. Bunun montaj olduğunu Cumhurbaşkanı Erdoğan kendisi televizyonda itiraf etmişti...

Orwell'in diğer totaliter devletleri Rusya Federasyonu ve Çin mi olacak?

Orwell 1984 romanında Okyanusya yanında diğer iki totaliter blok devlet olarak Avrasya ve Doğuasya vardır. Avrasya dağılan Sovyetler Birliği ile Avrupa'dan oluşur. Doğuasya ise Çin ve çevresindeki ülkelerden oluşur. ABD'nin kendisine rakip olarak önce Çin, sonra da Rusya'yı rakip görmesi yine Orwell'i çağrıştırıyor. Çin'in ekonomik gücüyle yayılması, Tayvan üzerinde hak iddia etmesi, Rusya'nın Kırım'ı işgal etmesi ve Ukrayna'ya saldırması, bizi yine Orwell'in üç bloklu totaliter sistem senaryosuna götürüyor...

* Bu bir editöryal haberdir.

Önceki Haber EMEK PARTİSİ : Halkı Kendi Geleceğini Kendisi Belirleyecektir!
Sonraki Haber Bielefeld'de ırkçı ve faşist saldırılara karşı ortak yürüyüş yapıldı...
Benzer Haberler
Rastgele Oku