"Savaşa hayır" deyince ünlenen İspanya Başbakanı, İspanya'da nasıl tartışılıyor?

 

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ‘Savaşa hayır’ diyerek askeri üsleri ABD’ye kapattığı için dünya halklarından destek alıyor. Ancak ülke içinde, özellikle aşırı sağın Sanchez'e karşı son yıllarda sürdürdüğü kampanya halk üzerinde etkili oluyor

Jesus de la ROZA Yazdı...

İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, uluslararası anlaşmaları ve insan haklarını hiçe sayarak İran’a karşı emperyalist saldırılarını sürdüren İsrail ve ABD’ye açıktan karşı çıkan tek ülke lideri olunca uluslararası alanda hayranlık duyulan bir siyasi figür haline geldi. En çok da iki savaş suçlusu, Netanyahu ve Trump tarafından başlatılan son savaşta ABD silahlı kuvvetlerinin İspanya’daki iki askeri üssünü kullanmasını yasaklayarak dikkat çekti...

İsrail’in Gazze’deki Filistin halkına yönelik soykırımının başlamasının ardından da Sánchez, İsrail saldırganlığını kınayan, Gazze’de olanları soykırım olarak nitelendiren ve Filistin devletini tanıyan (Askeri teçhizat dahil olmak üzere İsrail ile yapılan ticaret anlaşmaları ortadan kalkmamış olsa da) az sayıdaki liderden biri olmuştu. Gerçekte, Filistin halkına verilen bu destek, Filistinlilere destek gösterilerinin ve İsrail’in soykırım politikalarının reddinin sıkça yaşandığı İspanyol toplumunun çoğunluğunun duygusunu yansıtıyordu. Belki de bu yüzden Pedro Sánchez, son açıklamalarında çatışmaya ilişkin görüşünü “savaşa hayır” ile özetleyerek, aşırı sağın ilerleyişine karşı İspanyol solunu harekete geçirmeye çalıştı. Bu slogan, 2003’te ABD’nin Irak’ı işgalinden sonra İspanya’da gerçekleşen kitlesel gösterilerde çok popüler bir slogandı...

Aşırı sağdan ‘nefret’ kampanyası...

Öte yandan İspanya’da ise Pedro Sánchez, muhalefet partileri olan aşırı sağcı-muhafazakar Halk Partisi (PP) ve Franco diktatörlüğünü destekleyen, ırkçı hatta faşist Vox partisi tarafından yürütülen sistematik bir kampanya ile karşı karşıya. Bu kampanyaya çok sayıda medya kuruluşu ve yargının bir kesiminin coşkulu desteği nedeniyle İspanyol toplumunun bir kesimi tarafından ‘nefret edilen figür’ haline geldi...

Bu kesimler tarafından Sanchez’in lideri olduğu Sosyalist Parti (PSOE), son seçimlerde en çok oy alan parti olmaması ve azınlık hükümeti kurulması gerekçesiyle meşru olmamakla, İspanya’nın birliğini bozmak ve ülkeyi Katalan ayrılıkçı partiler ile birlikte ve ETA 15 yıl önce silahlarını bırakmasına rağmen ‘Bask teröristleri’nin emriyle yönetmekle suçlanıyor...

Suçlamalar arasında, ülkeyi ‘sosyal-komünist-Bolivarcı bir diktatörlüğe dönüştürmek’, ‘Özgürlükleri sona erdirmek’, İspanyol ekonomisi dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olmasına rağmen ‘İspanya’yı yıkıma sürüklemek’ iddiaları da var. Öte yandan yolsuzluğa bulaşmış bir parti olmakla da itham ediliyor, ki burada Sánchez’in eski bir bakanı ve partinin bazı eski üst düzey yetkililerinin yolsuzluk suçlamasıyla tutuklu yargılandıkları bir gerçek...

Kampanya muhafazakarlara değil faşistlere yarıyor
Birçok medya kuruluşunun Pedro Sánchez’in adını “Perro Sanxe” yani “Köpek Sánchez” olarak kullanmasıyla 2023 yılından bu yana körüklenen bu ithamlar, nüfusun bir kesimi arasında kök salmış durumda. Hükümet karşıtı gösterilerde veya PP ve Vox mitinglerinde düzeysiz hakaretler içeren sloganlar yaygınlaştı ve parti liderleri, bu sloganları kullananlara uyarıda bulunmadıkları gibi gülümseyerek destek verdiler ve vermeye devam ediyorlar...

İspanya toplumundaki bu bölünme, öncelikle aşırı sağcı Vox partisine fayda sağlıyor; tüm anketlere göre Vox, Halk Partisinin (PP) aleyhine büyüyor, PP giderek Vox’a benzemeye başlıyor...

Aynı çevreler İran’a saldırıları ve ABD’yi destekliyor
Yine bu sağcı partiler, Pedro Sánchez’in İspanya’daki askeri üslerin kullanılmasına izin vermeme kararına da karşı çıkıyor ve onu bu kararı yalnızca kişisel siyasi çıkarları için almakla suçluyorlar. İran’ın komşuları ve kendi halkı için tehlikeli bir ülke olduğu iddiasıyla ABD’nin İran’a karşı saldırı hakkını savunuyorlar ve Sánchez’i ‘İspanya’yı dünyadan izole etmek’le suçluyorlar. Oysa Macron gibi bazı Avrupalı liderler Trump’ın saldırılarından sonra dayanışma göstermek için Sanchez´i aradılar...

Soldan eleştiriler...

Sol kanattan bakıldığında, Sánchez’in kararı olumlu karşılanıyor; hatta bazıları ABD üslerinin kesin olarak kapatılması veya İspanya’nın NATO’dan çekilmesi konusunda referandum yapılması çağrısında bulunuyor...

Öte yandan, Başbakan Sanchez’in de sözleriyle ve eylemleri arasında her zaman tutarlılık olmadığını belirtmek gerekiyor. Özellikle soldan yapılan eleştirilerde Gazze’deki soykırımı kınadığı ancak askeri teçhizat satışı da dahil olmak üzere İsrail ile ticari ilişkilerini sürdürdüğü hatırlatılıyor...

Örneğin bir son dakika haberini iletelim: İspanya hükümeti, Fransa, Birleşik Krallık ve Yunanistan’a eşlik etmek üzere Akdeniz’de bir savaş gemisi konuşlandıracağını açıkladı. Güya görevleri ‘tamamen savunma’ amaçlı olacak. Bu karar, Başbakan Sánchez’in söyledikleri ile yaptıkları arasındaki bir başka çelişki olarak önümüzde duruyor...

NOT : Bu yazı Günlük Evrensel Gazetesi'nden alınmıştır...

Önceki Haber Eğitim hakkı bir ayrıcalık değildir: Engelliliği değil, sistemi sorgulamak gerek...
Benzer Haberler