Taş aynı kuyu aynı!

Taş aynı kuyu aynı!

*VELİ BAYRAK yazdı...

Depremde, selde, felakette barları, pavyonları hatta düğünde kadınlı erkekli el ele halay çekenleri örnek gösterip “Allah bizi cezalandırıyor” demek ne kadar sığsa; Maraş’taki okul katliamını “diziler yüzünden, internet yüzünden” vs. diye açıklamaya çalışmak da o kadar sığ!

Hayatında doğru düzgün dizi izlememiş biri olarak söylüyorum: Kötü dizi, kötü internet ya da kötü olan her ne varsa onu eleştirmek başka, bir katliamı tıpkı deprem örneğinde olduğu gibi sistem eleştirisinden uzaklaştırmaya yarayan açıklamalar yapmak başka...

Bu ülkede her büyük olaydan sonra bir “en kolay sebep” bulunuyor. Sorumlu yok, sistemi yok, ihmali yok, istifa yok! Hep bir şeyler “sebep”. Dün halaydı, düğündü, rakıydı, biraydı bugün dizi, internet yarın başka bir şey. Oysa taş aynı, kuyu aynı…

Madem mesele diziler mesele internet… O zaman insan merek etmeden edemiyor:

Gündüz kuşağında her gün aile içi ihanetlerin, şiddetin, akıl almaz ilişkilerin sergilendiği programlar var. Oradaki “gerçek hayat hikâyeleri” hangi dizinin ürünü? Ya da “gel iki dakika konuşalım” deyip sokak ortasında kadın öldüren erkek egemen anlayış… Onlar hangi senaryoyu izliyor?

Yoksa bazı şeylere sebep ararken fazla hızlı, bazılarına gelince fazlasıyla sessiz mi kalıyoruz? Oysa bu memlekette eğitim yıllardır yap boz. Her gelen kendi planını getiriyor. Kimi istiyor ki okullarda sabahtan akşama kadar “Kuran” okutulsun! Kimi de istiyor ki ortaöğretim hiç bitmeyip 24 sene sürsün. Liyakat tartışması bitmiyor. Çocuğa çocuk gibi değil, yetişkine anlatılamayan şeyler anlatılıyor. Sonra bir şey oluyor ve biz dönüp “hangi dizi?” diye soruyoruz...

Bırakın dizileri mizileri. İnterneti, telefonu bahane etmeyi de bırakın. Sen elinden telefonu düşürmüyorsan o çocuk da düşürmez. Sen sevgiliye en güzel sözü bile okuduğun kitap yerine internetten arıyorsan o çocuk da bir şeyler arar. Mesele araç değil, mesele ne verdiğin...

Hani her felaketten sonra ilgili bakanlar “Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla geldik, gereken yapıldı, süreç takip ediliyor” diyor ya… Aslında meseleye birazda buradan bakmak gerekir. Bu memlekette yıllardır ve  halen olay yerine talimatla gittiğini söyleyen bir yönetici profili var! Her şey yapılmış gibi konuşuluyor ama hiçbir şey gerçekten değişmiyor. Aynı beyanatlar aynı sözler... İnsan ister istemez düşünüyor, bir gün de talimat beklemeden gitseler ne olur? Ya da aynı sorumluluğu, açıklamaları yaparken de görebilsek…

Oysa biz de sorumluluk hep bir yerlere devrediliyor, yetki hep kendinden bir üstündekini işaret ediyor. Kabullenen yok, eleştiri yok, istifa yok… Aşağıda ise sonuçlar değişmiyor. Belki de sorun tam olarak burada:

Kimsenin gerçekten sorumlu olmadığı bir düzende, herkes görevini yaptığını düşünüyor!

Olmadı, yine en kolayı yaparız. Bir sebep buluruz. Diziler olur, internet olur… Alışığız...

* Yazar...

* Bu bir editöryal haberdir.

Önceki Haber TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ KONGRESİNİN ARDINDAN...
Benzer Haberler