Ya hep beraber...

Ya hep beraber...

 

Arif NACAROĞLU yazdı...
[email protected]

Madenciler 200 kilometre yürüdü. Bakanlarının önüne gelip dertlerini anlatmak istedi. Koltukta bakan gibi bir bakan oturuyor olsa gelen işçileri bakanlığın seminer salonuna alır, bir sabah çayı, peynir, simit ikram eder, onları dinler, sorunları ile ilgileneceğini söyler. Bakan biraz daha fazla bakan olsa, işçileri 3 otobüs tutup Eskişehir’e gönderdikten sonra 5 aydır para vermeyen patronu çağırır, durumuna bakar. Parası var da ödemiyorsa saçma sapan sebeplerle TMSF yoluyla el koyduğu işletmeler gibi madeni kamulaştırır. 1 TL’ye işçilere verir...

Yapabilir mıydı?

Yapamazdı...

Çünkü bakan vekil değil. Oy alma kaygısı yok, seçmenin derdini dinleme, çözme sorumluluğu yok. Koltuktan atılma korkusunu sadece onu oraya getiren güce karşı duyuyor...

Madenciler. 120, bilemedin 130 kişi. Alacakları ne kadar olabilir ki? Mehmet Şimşek için çerez parası bile değildir. Ama yok. Sermaye için bu madencilere para vermek sarı öküzü vermek gibi...

Onun için polis meydanda. Onun için gözaltı. Onun için madenci tekmeleyenler sahnede...

Her şey birbirine bağlı.Madenciler Mehmet Türkmen’in, metalciler madencilerin, Soma'lılar Zonguldak’takilerin, Gebze’dekiler Soma'lının...

Almanya’dakiler Türkiye’dekilerin hakkını aramasına, destek vermezse, “emir kulu “olmayı tanrının değil de amirin, müdürün emir kulu olmak sanan kolluk kendine gelmezse, bakan işçinin de bakanı olduğunu algılamazsa, bu soygun, bu yağma, bu haksızlık, bu emeğe çökme, bu adamdan saymama daha çok sürüp gider...

NOT: Bu yazı Günlük Evrensel Gazetesi'nden alınmıştır...

* Bu bir editöryal haberdir.

Önceki Haber Okullara güvenlik gerekmiyor!
Benzer Haberler