*BİROL KESKİN YAZDI...
[email protected]
"Bilinçli İyilik En Devrimci Eylemdir"
Spot: Gürültü yapanlar çağ açmaz, vicdan taşıyanlar açar. Hırsın güç sanıldığı, kirlenmenin akıl sayıldığı bir çağda masum kalabilmek, insanın kendine karşı kazandığı en büyük zaferdir. İşte size vicdana çağrı...
Masumiyet, sanıldığı gibi kırılgan bir çiçek değildir.
Masumiyet bir direnme biçimidir...
Kirlenmenin akıl sayıldığı,
acımasızlığın güç sayıldığı,
suskunluğun erdem diye öğretildiği çağlarda
masum kalabilmek
işte bu, insanın kendine karşı kazandığı en büyük zaferdir...
Masum olmak, hiçbir şey bilmemek değildir.
Masum olmak, her şeyi gördükten sonra hâlâ iyi kalabilmektir...
Çünkü kötülüğü tanımadan iyiliğin değeri bilinmez.
Ve kötülüğü tanıdıktan sonra iyi kalmak —
işte o bilinçtir.
İşte o ahlaktır.
İşte o insanlıktır...
Onlara sorarsan başarı hırstır.
Onlara sorarsan güç, korkutabilmektir.
Onlara sorarsan yükselmek için birilerinin düşmesi gerekir...
Ama biz biliriz:
Yükseklik başkasının omzuna basarak çıkılan yer değildir.Yükseklik, kimseyi ezmeden varabildiğin noktadır...
Masumiyet tam da burada başlar:
Kazanmaya değil, kirlenmemeye karar verdiğin yerde...
Masumiyet, kalabalığın içinde yapayalnız kalma pahasına,kendi sesini kaybetmemektir...
Çünkü onların zamanı kısadır, hırsla yanar.
Masumiyetin zamanı ise uzundur;
bir nehrin denize akışı gibi sabırlıdır.
Zafer anlık değil, kalıcı olandır...
İnsanı sevmek kolay değildir.
Çünkü insan kırar.
Çünkü insan unutur.
Çünkü insan bazen zalim olur...
Yine de sevmek...
işte bu masumiyettir.
Çünkü sevmek, karşındakinin hak ettiği için değil,
senin kalbin kirlenmesin diye yaptığın bir seçimdir...
Masumiyet, sessiz insanların en yüksek çığlığıdır...
Bağırmazlar.
Tehdit etmezler.
Yıkmazlar.
Ama eğilmezler...
Ve tarih bize hep aynı gerçeği fısıldar:
Gürültü yapanlar çağ açmaz.
Vicdan taşıyanlar açar...
Bugün dünyaya bak.
Hız var. Gürültü var. Yarış var.
Ama huzur yok...
Çünkü insan hızlandıkça ruhunu geride bıraktı.
Ve ruhunu geride bırakan her toplum
er ya da geç yolunu kaybeder.
Masumiyet, işte o kaybolmuş pusuladır.
Ve biliriz: İnsan sadece kıran değil,
aynı zamanda onaran bir varlıktır...
Kötülüğü gördüler ama içlerindeki iyiliğin tohumunu
sulamaktan vazgeçmediler.Umudun kaynağı budur: Yaraya rağmen iyileştireni aramak...
Şunu unutma:
Masumiyet zayıflık değildir.
Masumiyet teslimiyet değildir.
Masumiyet saflık değildir.
Masumiyet
bilinçli iyiliktir.
Ve bilinçli iyilik,
dünyadaki en devrimci eylemdir...
Son söz değil, çağrı:
Kirlenmemeyi seç.
Sevmekten vazgeçme.
Hırsın değil vicdanın sesini dinle...
Çünkü bir gün dünya değişirse
onu değiştirenler en güçlü olanlar değil,
en temiz kalanlar olacak...
*Sendikacı...








